Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Bir kısacık hisse geldi dilime
Söyleyim de kulak verin erenler
Her birine türlü türlü dert vermiş
Bin dertliyi bir tabibe soran var
Aç gözünü bir gerçekten nazar et
Konan göçtü yetmiş üçten pazar et
Emrini tut nehy yanında hazer et
Zay etmezler zerresini soran var
Bir gün olur bunu senden sorarlar
Açarlar defterin hayır ararlar
Azap çok gelirse nara sürerler
Yedi tamu içerisin alan var
Yedi kıral nefs evini dağlatır
Fırsat verme âhirinde ağlatır
Son demde başı ayağa bağlatır
Yetemen menzile taksim bölen var
Derviş Edna’m eleniyor elekler
Hak yanında kabul olsun dilekler
Bize böyle haber verdi melekler
Bunu böyle ta ezelden kuran var

Günümüz Türkçesiyle

1. Dilime kısacık bir pay geldi; söyleyeyim de kulak verin erenler. Her birine türlü türlü dert vermiş; bin dertliyi tek bir tabibe soran var.

2. Gözünü aç da bir gerçeğe bak; konan göçtü, yetmiş üçten alışverişini yap. Emrini tut, yasaktan sakın; zerresini bile ziyan etmezler, soran var.

3. Bir gün bunu senden sorarlar; defterini açıp iyilik ararlar. Azap ağır gelirse ateşe sürerler; yedi cehennemin içini alan var.

4. Yedi kral nefsin evini dağlatır; fırsat verme, sonunda ağlatır. Son nefeste başını ayağına bağlatır; menzile yetemezsin, payları bölen var.

5. Ben Derviş Edna'yım, elekler eleniyor; dilekler Hak katında kabul olsun. Bize böyle haber verdi melekler; bunu ta ezelden böyle kuran var.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Makale bu şiiri nefes ile öğüt şiirinin karışımı olarak sınıflar. İlk dörtlükte ikinci dize "verin erenler" diye biter, sonraki dörtlüklerin son dizeleri "var" redifinde birleşir ("soran var, soran var, alan var, bölen var, kuran var"). İlk dörtlük "dilime, vermiş" sözleriyle başlar; ardından ilk üç dizelerde "et, et, et", "sorarlar, ararlar, sürerler", "dağlatır, ağlatır, bağlatır", "elekler, dilekler, melekler" uyakları gelir. Beş dörtlüğün ölçüsü on birli hecedir. Son dörtlükte şair kendini "Derviş Edna'm" diye anar. Makale "nehy"i dinî yasak, "hazer"i sakınma, "zay etmek"i yitirmek, "nar"ı ateş, "tamu"yu Eski Türkçede cehennem, "yetemen"i yetemezsin diye açıklar.

Anlam ve Söz Sanatları

Nefes, erenlere "kulak verin" diye seslenen bir öğütle açılır ve ahiret hesabını hatırlatır. Her insana türlü dert verilmiştir, ama bütün dertlerin tek bir tabibi vardır; bu tabip Hak ya da mürşit olarak anlaşılabilir. İkinci dörtlükte dünyanın geçiciliği "konan göçtü" sözüyle anılır ve Hakk'ın emrine uyup yasaktan sakınmak öğütlenir: yapılan iyiliğin zerresi bile kaybolmaz. Üçüncü dörtlükte amel defterinin açılması ve azabı ağır gelenin yedi tamuya, yani yedi kat cehenneme sürülmesi anlatılır.

Dördüncü dörtlük nefis üzerine kuruludur. "Yedi kıral", nefsin evini yakıp yıkan yedi kötü huyu ya da tasavvuftaki nefsin yedi mertebesini düşündürür; kaynak bu sözü açıklamaz, okuma bizimdir. Nefse fırsat verilirse insanı sonunda ağlatır, son nefeste başını ayağına bağlatır, yani onu çaresiz bırakır. Son dörtlükte eleklerin elenmesi, iyi ile kötünün ayrıldığı bir ayıklama imgesidir. Şair, bu düzenin ta ezelden kurulduğunu ve meleklerin bunu haber verdiğini söyleyerek şiiri bir teslimiyet sözüyle bitirir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar