Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Yaz bahar ayının bu gün onbeşi
Şad et gönlümüzü istemem kışı
Cümle erenlerin ser çeşme başı
Geldi sultanım gördüm çok şükür
Oturmuş yurduna nur gibi balkır
Hayali gönlümde dilimde zikir
Al dedi sultanım verildi fikir
Lutfetti sultânım aldım çok şükür
Kaldırdı kaşını gönlümden bildi
Âşık maşukunu arzetti buldu
Çıkardı elmayı dört taksim böldü
Al dedi sultânım sundu çok şükür
Efendim gönlümü yaza döndürdü
Zamane halkını Hakk’a döndürdü
Kara gün ömrünü aza döndürdü
Fark etmezler haktan gelen çok şükür
Derviş Edna’m erilmiyor sırrına
Niyazım var cemâlinin nuruna
Ayrulurken fırkat geldi serime
Gönül gönüldedir erdi çok şükür
Günümüz Türkçesiyle
1. Bugün yaz bahar ayının on beşi; gönlümüzü sevindir, kışı istemem. Bütün erenlerin baş pınarı olan sultanım geldi; gördüm, çok şükür.
2. Yurduna oturmuş, nur gibi parlıyor; hayali gönlümde, adı dilimde zikir. Sultanım "al" dedi, bana anlayış verildi; sultanım lütfetti, aldım, çok şükür.
3. Kaşını kaldırdı, gönlümden bildi; âşık maşukunu arayıp buldu. Elmayı çıkarıp dört parçaya böldü; sultanım "al" dedi, sundu, çok şükür.
4. Efendim gönlümü yaza döndürdü; zamanenin halkını Hakk'a döndürdü. Kara günlü ömrü aza indirdi; Hak'tan geleni fark etmezler, çok şükür.
5. Ben Derviş Edna onun sırrına eremiyorum; yüzünün nuruna niyazım var. Ayrılırken başıma ayrılık acısı geldi; gönül gönüldedir dedi, çok şükür.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Nefesin son dörtlüğü makalenin hayat bölümünde de alıntılanır; orada son dize "Gönül gönüldedir dedi çok şükür" biçimindedir. Her dörtlük "çok şükür" diye kapanır ve önüne "gördüm, aldım, sundu, gelen, erdi" gibi fiiller gelir. İlk üç dizelerin uyakları şunlardır: "onbeşi, kışı, başı", "balkır, zikir, fikir", "bildi, buldu, böldü", dördüncü dörtlükte üç kez "döndürdü", son olarak "sırrına, nuruna, serime". Beş dörtlük de on bir heceli dizelerle kurulur; mahlas son dörtlükte "Derviş Edna'm" diye geçer. Makale "şad"ı neşeli, "balkımak"ı parlamak, "taksim"i kısım, "fırkat"ı ayrılığın verdiği üzüntü, "ser"i baş diye açıklar.
Anlam ve Söz Sanatları
Nefes, Derviş Edna'nın hayatından bilinen bir sahneyi şiire taşır. Makalenin aktardığı anlatıya göre Derviş Edna bir gün mürşidi Kul Fakir'in yanından ayrılmak istememiş, dönme vakti gelince atına binip öbür taraftan geri inmiştir. Başka bir gün Kul Fakir "Derviş Edna, gönül gönüldedir. Artık memleketine git" demiş, cebinden çıkardığı elmayı dörde bölüp bir parçasını ona vermiştir. Nefesin üçüncü dörtlüğündeki dörde bölünen elma ile son dörtlükteki "gönül gönüldedir" sözü bu anlatıyla birebir örtüşür; makale de ayrılığın zorluğunu anlatan bu dizeleri o anlatının hemen ardından alıntılar.
Şiir bir bahar sevinciyle açılır: yaz bahar ayının on beşinde "sultan" gelmiş, kış bitmiştir. Mevsim imgesi gönlün hâlini de anlatır; efendinin gelişiyle gönül yaza döner. Pirin kaşını kaldırıp gönülden bilmesi, mürşidin müridinin içini sözsüz okuduğu inancını yansıtır. Elmanın dörde bölünmesi, Alevî-Bektaşî simgeciliğinde dört kapıyı düşündürebilir; kaynak böyle bir yorum yapmaz, bu bizim yorumumuzdur. Son dörtlükte ayrılık acısı, bedenler ayrılsa da gönüllerin ayrılmadığı sözüyle hafifler.
Kaynakça
- Ali Onar, Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren: Derviş Edna'nın Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 12, 2016, s. 171-207 (deyiş no. 33, s. 200; anlatı ve alıntı s. 179). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2016_12/2016_12_ONARA_ISIKC.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






