Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Sâdetlihünkardan bir nutuk aldım
Şad etti gönlümü ummana daldım
Bu aşkın yoluna serimi verdim
İşaret gönlümden bildi sultanım
Baştan ayağacak olmuş münevver
Sultanım önünde olayım kamber
Ben seni sevmişim ta ezel ezel
Herkesin gönlünden bildi sultanım
Feyiller karıştı kalmadı tuzu
Gönüller soğudu ırattı yazı
Cihanı düzeltir Ahmed-i Gazi
Herkesin feylinden bildi sultanım
İnsanın kaygısı cihanı tuttu
Geldi zamanı da vâdesi yetti
Sakın gafil olma geliyor Mehdi
İrizasız kârı alma sultanım
Derviş Edna’m Zülfikar’ı çalacak
Mahluk azdı belasını bulacak
Hilafet hatemi hünkar olacak
Hüseyin devrana geldi sultanım
Günümüz Türkçesiyle
1. Saadetli Hünkâr'dan bir söz aldım; gönlümü sevindirdi, denize daldım. Bu aşkın yoluna başımı verdim; sultanım işareti gönlümden bildi.
2. Baştan ayağa kadar nur olmuş; sultanımın önünde Kamber olayım. Ben seni ezelden beri sevmişim; sultanım herkesin gönlünden bildi.
3. İstekler karıştı, tadı tuzu kalmadı; gönüller soğudu, yaz uzaklaştı. Dünyayı Ahmed-i Gazi düzeltir; sultanım herkesin isteğinden bildi.
4. İnsanın kaygısı dünyayı kapladı; zamanı geldi, vadesi doldu. Sakın gafil olma, Mehdi geliyor; sultanım, rızasız kazanç alma.
5. Ben Derviş Edna'yım; Zülfikar'ı çalacak, azgın halk belasını bulacak. Hilafet mührü Hünkâr'ın olacak; Hüseyin devrana geldi, sultanım.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Her dörtlük "sultanım" diye bir seslenişle biter, ama önündeki fiil değişir: ilk üç dörtlükte "bildi sultanım", dördüncüde "alma sultanım", beşincide "geldi sultanım". İlk üç dizeler "aldım, daldım, verdim", "münevver, kamber, ezel", "tuzu, yazı, Gazi", "tuttu, yetti, Mehdi", "çalacak, bulacak, olacak" diye uyaklanır. Metin beş dörtlük tutar ve on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir. "Derviş Edna'm" mahlası son dörtlükte okunur. Makale "şad"ı neşeli, "umman"ı deniz, "münevver"i nurlu diye açıklar ve bir sözcük için Ali Cem Akbulut'un 2010 tarihli kitabına gönderme yapar.
Anlam ve Söz Sanatları
Nefes, "sâdetli Hünkâr"dan gelen bir sözün coşkusuyla açılır. Alevî-Bektaşî geleneğinde Hünkâr adı Hacı Bektaş Velî'ye verilir, onun postunda oturan çelebilere de "efendi" diye seslenilir. Şair, nurla kaplanmış bu sultanın önünde Kamber olmak, yani Hz. Ali'nin sadık hizmetkârı Kamber gibi hizmet etmek ister. Sultanın herkesin gönlünü ve isteğini bilmesi, mürşidin içleri okuyan bilgisini anlatır.
Üçüncü dörtlükten sonra şiir bir zaman eleştirisine ve beklentiye döner: istekler karışmış, gönüller soğumuştur; dünyayı "Ahmed-i Gazi" düzeltecektir. Bu adın kime işaret ettiği kaynakta açıklanmaz. Hacı Bektaş Dergâhı çelebisi Cemalettin Efendi'nin adı kaynaklarda Ahmet Cemalettin Çelebi olarak da geçer ve çelebi Birinci Dünya Savaşı'nda gönüllü bir Bektaşî alayının başında Kafkas cephesine gitmiştir; dize ona gönderme yapıyor olabilir, ama bu yalnız bir ihtimaldir. Son iki dörtlükte Mehdi'nin gelişi, Zülfikar'ın çalınması, azgınların belasını bulması ve hilafet mührünün Hünkâr'a geçmesi, Alevî âhir zaman beklentisinin bilinen öğeleridir. "Hüseyin devrana geldi" sözü, Kerbela'nın intikamının alınacağı zamanın geldiği inancını anlatır.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Ali Onar, Caner Işık, "Gaziler Ovacığı'ndan Bir Eren: Derviş Edna'nın Hayatı ve Deyişleri", Alevilik Araştırmaları Dergisi, sayı 12, 2016, s. 171-207 (deyiş no. 34, s. 201). https://isamveri.org/pdfdrg/D04118/2016_12/2016_12_ONARA_ISIKC.pdf
- Hürü Sağlam Tekir, "From the Dervish Lodge to the Front: The Bektashi Mujahidin Regiment in the First World War", Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi, sayı 115, 2025 (özet). https://doi.org/10.60163/tkhcbva.1681738
Kitaplar
- "Ahmet Cemalettin Çelebi", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, 21 Ağustos 2019. https://www.deyisler-nefesler.com/ahmet-cemalettin-celebi/
Çevrimiçi kaynaklar






