Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Edna hallerimden haber sorarsan
Cihan yedi kere tülenecektir
Hallacı Mansur kalemin çalınca
Gecesi belirsiz gün olacaktır
Âhir şu dünyayı küffar alacak
Mehdi çıkıp fethetmeye gelecek
İsrafil sur düdüğünü çalacak
İnsan cem evine birlenecektir
Âhir bu dünyada bozkurt kalacak
Azrail kendi canını alacak
Gün insan üstüne bir mil kalacak
İnsan susuzluktan kırılacaktır
Al yeşil kırmızı cennet nakışı
Aşıklara ihsan olur bakışı
Üç bin yıllık yoldur kangal yokuşu
Cehennemlik kullar yorulacaktır
Söyleyen alimdir mânâ yüz olur
Kırk yıl yağmur yağar bahar yaz olur
Erir dağlar taşlar dünya düz olur
Mağribden meşırık görünecektir
Şeytana uyup da evin aldıran
Zahitlere hak sırrını bildiren
Dergaha gelmesin nefes öldüren
Yer gök arasından silinecektir
Arif olan bu mânâdan anlaya
Gerçek olan ikrarından dönmeye
Günahlı günahsız ayırt olmaya
Hak mizan terazi kurulacaktır
Okuduğum ayet farz ile sünnet
Halka yaratılmış cehennem cennet
Şefaat etmeye gelir Muhammed
Her sualler orda sorulacaktır
Derviş Edna’m der ki Mehdi-yi zaman
Bunca erenlerle yapmışım cevlan
Adını sevdiğim on iki imam
Onların davası görülecektir

Günümüz Türkçesiyle

1. Edna, hâlimden haber sorarsan, dünya yedi kez yeniden yeşerecektir. Hallac-ı Mansur kalemini çalınca gecesi belirsiz bir gün olacaktır.

2. Sonunda bu dünyayı kâfirler alacak; Mehdi çıkıp onu fethetmeye gelecek. İsrafil sur borusunu çalacak; insanlar cemevinde bir araya gelecektir.

3. Sonunda bu dünyada bozkurt kalacak; Azrail kendi canını alacak. Güneş insanların üstüne bir mil yaklaşacak; insanlar susuzluktan kırılacaktır.

4. Cennetin nakışları al, yeşil ve kırmızıdır; bakışı âşıklara bir ihsandır. Kangal yokuşu üç bin yıllık yoldur; cehennemlik kullar orada yorulacaktır.

5. Söyleyen alimdir, söylenenin anlamı yüz olur. Kırk yıl yağmur yağar, bahar yaza döner. Dağlar taşlar erir, dünya dümdüz olur; batıdan doğu görünecektir.

6. Şeytana uyup evini aldıran, Hakk'ın sırrını zahitlere bildiren, nefes öldüren kişi dergâha gelmesin; o, yerle gök arasından silinecektir.

7. Arif olan bu anlamı anlasın; gerçek olan ikrarından dönmesin. Günahlı ile günahsız karışmasın diye Hakk'ın mizan terazisi kurulacaktır.

8. Okuduğum ayet farz ile sünnettir; cennet de cehennem de halk için yaratılmıştır. Muhammed şefaat etmeye gelir; bütün sorular orada sorulacaktır.

9. Derviş Edna der ki: zamanın Mehdi'si, bunca erenle gezip dolaştım. Adını sevdiğim On İki İmam'ın davası görülecektir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Dokuz dörtlüğün her biri gelecekten haber verir: son dizeler "-acaktır, -ecektir" ekiyle biter ("tülenecektir, olacaktır, birlenecektir, kırılacaktır" gibi). Uyak düzeni dörtlükten dörtlüğe hafifçe değişir; çoğunda ilk üç dize birbirine bağlanır ("alacak, gelecek, çalacak", "nakışı, bakışı, yokuşu", "anlaya, dönmeye, olmaya"). Ölçü on birli hecedir. Mahlas iki yerde görünür: ilk dörtlükte "Edna" diye bir seslenme olarak, son dörtlükte "Derviş Edna'm" olarak. Makale "tülemek" sözünü yeşermek, yeniden hayat bulmak; "mağrib"i batı, "meşrık"ı doğu, "cevlan"ı dolaşma diye açıklar.

Anlam ve Söz Sanatları

Nefes, âhir zaman ve kıyamet anlatılarını bir derviş ağzından sıralar. Mehdi'nin gelişi, İsrafil'in sura üflemesi, güneşin insanların üstüne bir mil yaklaşması, mizan terazisinin kurulması ve Peygamber'in şefaati, İslâm kıyamet anlatılarında da bilinen öğelerdir. Derviş Edna bunlara Alevî-Bektaşî inancından gelen ayrıntılar ekler: insanların cemevinde "birlenmesi", Hallac-ı Mansur'un kalemi, On İki İmam'ın "davasının görülmesi". İlk dörtlükteki "cihan yedi kere tülenecektir" sözü, dünyanın devirler hâlinde yeniden can bulduğu düşüncesini anlatır ve Derviş Edna'nın başka deyişlerinde de görülen devir ve don değiştirme anlayışıyla uyumludur.

Altıncı dörtlük şiire bir öğüt boyutu katar. Hakk'ın sırrını zahitlere, yani yolun içinden olmayanlara açan ve "nefes öldüren" kişinin dergâha gelmemesi istenir. "Nefes" hem deyiş türünün adı hem de solukla aktarılan feyiz demektir; nefes öldürmek bu sözü ve feyzi yok etmek olarak anlaşılabilir, bu okuma bizimdir. Üçüncü dörtlükteki "bozkurt kalacak" ve dördüncüdeki "kangal yokuşu" gibi ifadelerin hangi anlatıya dayandığını kaynak açıklamaz.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar