Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Ziynet-i dünyâya meyil mi virem
Aldadır âdemi dünyâ naḳışı
Vefâsızdır (gidip) gülün mi derem
Ḥuẓurında vardır onuň oynaşı

Günümüz Türkçesiyle

1. Dünyanın süsüne gönül mü vereyim? Dünyanın nakışı insanı aldatır. Dünya vefasızdır; gidip onun gülünü mü toplayayım? Onun yanında, huzurunda bir başka oynaşı, gizli sevgilisi vardır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Dörtlük, Merzifon Cönkü'nün 113. sayfasındaki koşmanın ilk dörtlüğüdür. Koşmanın devamı yayımlanmamıştır. Dizeler on birer hecelidir; üçüncü dizedeki "(gidip)" kelimesi Metin Hakverdioğlu'nun okumasında yay ayraç içinde verilmiştir ve yayımcının tamamladığı ya da okumasından emin olmadığı bir kelime olduğunu gösterir. Bu kelimeyle dize on bir heceyi bulur. Birinci ve üçüncü dizeler "virem" ve "derem" ile, ikinci ve dördüncü dizeler "naḳışı" ve "oynaşı" ile kafiyelenir. "Virem", "derem" gibi biçimler eski Anadolu Türkçesinin ve halk ağzının istek kipidir: "vereyim", "dereyim" demektir.

Anlam ve Söz Sanatları

Fethî'nin öbür koşmaları aşk üzerineyken bu koşma dünyaya karşı bir uyarıdır. Dünya, süsüyle ve nakışıyla insanı aldatan, vefasız bir sevgili gibi anlatılır. "Ziynet" ve "nakış" kelimeleri dünyanın görünüşteki güzelliğini, işlemeli bir kumaş gibi göz alan ama aldatan bir yüzeyi anlatır. Üçüncü dizede bu sevgilinin "gülünü dermek" ona yaklaşmak, nimetlerinden yararlanmak demektir. Dördüncü dizede benzetme açık bir hükme varır: dünyanın huzurunda bir "oynaşı", yani gizli bir sevgilisi vardır; ona gönül veren, kendisini aldatan bir sevgiliye bağlanmış olur. Dünyayı vefasız ya da çok kocalı bir kadına benzetmek, Türk halk ve tasavvuf şiirinde yaygın bir öğüt kalıbıdır. Bu benzetme, kişileştirme (teşhis) sanatının açık bir örneğidir.

Tarihî Bağlam

Fethî'nin hayatı hakkında bilgi yoktur. Metin Hakverdioğlu onun Merzifonlu bir şair olduğunu ve cönkü tertip etmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu düşünür; bu görüşün başlıca dayanağı, şairin iki koşmasında "Şehr-i Merzifon"daki Gülfadik adlı bir güzele seslenmesidir. Cönkün yaklaşık yüz yıllık olduğu tahmin edildiğine göre Fethî'nin XIX. yüzyılın sonları ile XX. yüzyılın başlarında yaşamış olması muhtemeldir; bu tarih kesin olmayıp cönkün tahminî yaşından çıkarılmıştır. Şairin ve cönkün bilinenleri Fethî biyografisinde anlatılmıştır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar