Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Âteş-i ‘aşḳıyla yanıp aġlarken
Yandı ciger şimdi göz göz oldı gel
Nehr-i Ceyhûn gibi ṭurmaz çaġlarken
Ṭolġa boyum aşup düpdüz oldı gel

Günümüz Türkçesiyle

1. Onun aşkının ateşiyle yanıp ağlarken ciğerim yandı, şimdi delik deşik oldu; gel. Gözyaşlarım Ceyhun ırmağı gibi durmadan çağlarken... Son dize kesin anlaşılamıyor: "Ṭolġa" kelimesi "dalga" anlamında okunursa, dalga boyumu aştı ve her yer dümdüz oldu (sele gömüldü); gel. Bu okuma bizimdir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Dörtlük, Merzifon Cönkü'nün 114. sayfasındaki koşmanın ilk dörtlüğüdür; makalede iki sayfaya bölünerek basılmıştır. Koşmanın devamı yayımlanmamıştır. Dizeler on birer hecelidir. Birinci ve üçüncü dizeler "aġlarken" ve "çaġlarken" ile kafiyelenir. İkinci ve dördüncü dizeler "oldı gel" redifiyle biter; kafiye "göz göz" ve "düpdüz" kelimelerindeki "-z" sesine dayanır. Dördüncü dizenin başındaki "Ṭolġa" kelimesi makaledeki okumayla aynen verilmiştir; bağlam ve Ceyhun benzetmesi, kelimenin dalga anlamında kullanılmış olabileceğini düşündürür, ancak bu yorum kesin değildir.

Anlam ve Söz Sanatları

Dörtlük, aşkın iki büyük unsurunu, ateşi ve suyu birlikte kullanır. İlk iki dizede âşık aşk ateşiyle yanar ve ağlar; ciğeri yanıp "göz göz", yani delik deşik olmuştur. "Göz göz" ikilemesi, yanmış bir şeyin üzerinde açılan delikleri anlatırken aynı zamanda ağlayan göz kelimesini de hatırlatır; bu ses oyunu dörtlüğe sessiz bir derinlik katar. Üçüncü dizede gözyaşları "nehr-i Ceyhûn"a, Orta Asya'daki büyük Ceyhun ırmağına benzetilir. Ceyhun, Türk ve Fars şiirinde gözyaşının çokluğunu anlatmak için sık başvurulan bir abartı imgesidir. Dördüncü dize bu selin âşığın boyunu aştığını ve her şeyi düz ettiğini söylüyor gibidir. İki dizenin de "gel" diye bitmesi, bütün bu acının sonunda sevgiliye yapılan kısa ve ısrarlı bir çağrıyı öne çıkarır.

Tarihî Bağlam

Fethî'nin hayatı hakkında bilgi yoktur. Metin Hakverdioğlu onun Merzifonlu bir şair olduğunu ve cönkü tertip etmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu düşünür; bu görüşün başlıca dayanağı, şairin iki koşmasında "Şehr-i Merzifon"daki Gülfadik adlı bir güzele seslenmesidir. Cönkün yaklaşık yüz yıllık olduğu tahmin edildiğine göre Fethî'nin XIX. yüzyılın sonları ile XX. yüzyılın başlarında yaşamış olması muhtemeldir; bu tarih kesin olmayıp cönkün tahminî yaşından çıkarılmıştır. Şairin ve cönkün bilinenleri Fethî biyografisinde anlatılmıştır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar