Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
‘Arż-ı ḥâlim yâre bir bir söylesem
Bülbül gibi artar zârım Gülfadik
‘Aşḳıň deryâsını ben de boylasam
Ḥaşre dek söyünmez nârım Gülfadik
Günümüz Türkçesiyle
1. Hâlimi sevgiliye tek tek anlatsam, bülbül gibi feryadım artar, Gülfadik. Ben de aşkın denizine boylu boyunca dalsam, ateşim kıyamete kadar sönmez, Gülfadik.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Dörtlük, Merzifon Cönkü'nün 112. sayfasındaki koşmanın ilk dörtlüğüdür. Metin Hakverdioğlu bu dörtlüğü makalesinde iki kez verir: bir kez cönke "Merzifon Cönkü" adını verme gerekçelerini anlatırken, bir kez de Fethî'nin şiirleri arasında. Koşmanın devamı yayımlanmamıştır. Dizeler on birer hecelidir. Birinci ve üçüncü dizeler "söylesem" ve "boylasam" ile, ikinci ve dördüncü dizeler "zârım" ve "nârım" ile kafiyelenir; "Gülfadik" redifi her dörtlüğün sonunda tekrarlanır. Bir kişi adının redif olarak kullanılması, koşmayı doğrudan bir seslenişe dönüştürür.
Anlam ve Söz Sanatları
Dörtlük iki şart cümlesi üzerine kurulur ve ikisi de aşkın dinmeyen acısını anlatır. "Arz-ı hâl" bir dilekçe ya da hâl bildirme demektir; âşık durumunu sevgiliye bir bir anlatmaya kalksa, bülbül gibi feryadı artacaktır. Gül ile bülbül halk ve divan şiirinin ortak mazmunudur; burada bülbül benzetmesi, sevgilinin adındaki "Gül" ile de sessiz bir bağ kurar ve böylece âşık bülbül, Gülfadik gül olur. Üçüncü dizedeki "aşkın deryası" büyük, derin ve içine düşeni yutan bir aşkı anlatır; "boylamak" suya boy ölçüsünce dalmak, derinliğini ölçmek anlamındadır. Son dizede su ile ateş karşı karşıya gelir: âşık aşkın denizine dalsa bile içindeki ateş "haşre dek", kıyamet gününe kadar sönmeyecektir. Deniz ile ateş arasındaki bu tezat, aşkın hiçbir şeyle dindirilemeyeceğini güçlü bir biçimde anlatır.
Tarihî Bağlam
Gülfadik adı Fethî'nin iki koşmasında redif olarak geçer. Fadik, Anadolu'da Fatma adının halk ağzındaki sevimli biçimlerinden biridir; "Gül" ile birleşerek hem gerçek bir kişi adı hem de güzelliği çiçeğe bağlayan bir lakap gibi okunabilir. Hakverdioğlu onu "Merzifonlu güzel" diye anar ve cönkün Merzifon'da derlendiği görüşünü büyük ölçüde bu koşmalara dayandırır. Gülfadik'in kim olduğu, gerçek bir kişi mi yoksa şiir geleneğinin bir güzeli mi olduğu bilinmemektedir. Fethî'nin hayatı hakkında bilgi yoktur. Metin Hakverdioğlu onun Merzifonlu bir şair olduğunu ve cönkü tertip etmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu düşünür; bu görüşün başlıca dayanağı, şairin iki koşmasında "Şehr-i Merzifon"daki Gülfadik adlı bir güzele seslenmesidir. Cönkün yaklaşık yüz yıllık olduğu tahmin edildiğine göre Fethî'nin XIX. yüzyılın sonları ile XX. yüzyılın başlarında yaşamış olması muhtemeldir; bu tarih kesin olmayıp cönkün tahminî yaşından çıkarılmıştır. Şairin ve cönkün bilinenleri Fethî biyografisinde anlatılmıştır.
Kaynakça
- Metin Hakverdioğlu, "Merzifon Cönkü", idil, 8(57), 2019, s. 543-558 (metin s. 546, 555, Cönk, s. 112). doi: 10.7816/idil-08-57-02. https://www.idildergisi.com/makale/pdf/1552911669.pdf
Çevrimiçi kaynaklar





