Amasyalıdır. Hattât-ı meşhûr olup tercemesi yukarıda Ahî Hasan Çelebi unvânıyla yazılan Mevlânâ İzzeddîn Hasan bin Abdullah Argun Kâmil Bağdâdî mahdûmudur. Pederinden hutût-ı mütenevvi’ayı temeşşuk ederek öğrendi. Ulemâdan da tahsîl-i ilm ü edeb edib Amasya vâlîsi iken Sultân Murâd-ı Sânî’ye nişâncı oldu.
824’de Sultân Murâd’ın tahta cülûsunda bir müddet beraber bulundu. Ba’dehû Yörgüç Paşa’nın Amasya vâliliğinde kâtibi olup 838 sâlinden sonra vefât etdi. Âlim, hattât-ı meşhûr idi. Müstakîmzâde Süleyman [6] Saâdeddîn Efendi “Tezkiretü’l-Hattâtîn” adlı eserinde diyor ki: “Abdullah - Amâsîdir. Üstâdında ihtilâf olunmuştur. Mesâhif ü âsâr-ı sahâ’if tenmîkine muvaffak, tarz-ı hâs üzere bir hattât-ı muhakkik olduğu muhakkaktır” 837 ramazânında ikmâl ettiği ve Yörgüç Paşa’ya yazdığı Yâsin-i Şerîf Sûresi’ni gördüm. Pek değerli bir yazı idi.
Süleyman Efendi bu zâtı 849 târîhinde berhayât olan Abdullah el-Kâtib’den evvel yazdığına bakılırsa bizim hattât Abdullah Çelebi’nin bu târîhden evvel vefât ettiği tahmîn edilebilir. Mahdûmu Mevlânâ Mahmûd Çelebi meşâhîr-i ulemâdandır. Birâderi Şemseddîn Ahmed Çelebi’dir.