Amasyalıdır. “Çırçırlıoğlu” demekle meşhûr Firârî es-Seyyid Hasan Paşa bin Kerkükî Abdullah Ağa’nın oğludur. Birâderleri es-Seyyid Mehmed, Alî Beyler Amasya’daki bahçesinde ikâmet ettikleri 1139 târîhli bir i’lâm-ı şer’îde görüldü. Bunlara “Kerkükîzâdeler” de denirdi. Sonra Çırçırlızâdeler dendi.

1118’de Çorlulu Alî Paşa’nın gadriyle pederi maktûlen vefât eylediğinden on beş yaşlarında iken Enderûn-i Hümâyûna alındı. Alî Paşa pederine gadrettiği hâlde kendisine lûtfetti. Nevşehirli İbrâhim Paşa’nın sadâreti evâhirinde silâhşör-i şehriyârî oldu.

Alî Paşa’nın dâmâdı Amasyalı Hacı Feyzullâhzâde Hacı Ahmed Ağa’nın sadâret kethüdâlığında kapıcılar kethüdâsı ve 1151 senesi muharreminde sadâret kâ’im-makâmı olan Zanalızâde [42] Hacı Ahmed Paşa’nın sevkiyle mîrahûr olup yedi yıl kadar devam eden bu hizmetinde kendisini Birinci Sultân Mahmûd’a sevdirdi.

1158 senesi zilka’desinde vezâretle Kıbrıs muhassılı, 1159 ramazânında Rakka ve zilhiccesinde sânîyen Kıbrıs vâlîsi oldu. 1160 rebîülevvelinde Aydın muhassılı olup şa’bânın on yedisinde sadr-ı a’zam olarak İstanbul'a geldi.¹⁷⁵

1163 senesi muharreminin yirmi üçüncü günü azledilip ertesi günü Rodos’a gönderildi. Sultân Mahmûd’un hiddeti sâkin olduğundan cumâdelâhirinde Konya vâliliğine ta’yîn edilerek i’dâm cezâsından kurtuldu. Şevvâlinde Bosna vâlîsi oldu.

1164 senesi evâ’ilinde Mısır vâlîsi olup 1165’de azledilip bir kaç yıl açıkda kaldı. Ba’dehû Diyarbekir vâlîsi olup 1173 cumâdelûlâsında Haleb vâlîsi oldu. 1174 şa’bânında orada vefât etdi. Haleb’de medfûndur. Tab’an halîm, nevâz-şikâr, ma’ârife âşinâ, mukdim, sahî, dervîş-nihâd idi. Oğulları Ahmed, Mehmed, Sa’îd [43] Beylerdir. İstanbul’da mektebi ve hayrât-ı sâ’iresi, oldukça mühim vakfı vardır.