Sesinin güzelliği onu Sultan Bayezid Camii'nin müezzinbaşılığına, şiiri, inşası ve musikisi de Amasya'nın âyan meclislerine taşıdı. Müezzinbaşızâde Abdî Ağa, XVIII. yüzyıl başında şehir yönetimine fazla karıştığı için hakkında şikâyetler toplanan, 1119'da (1707) soruşturulup sürgüne gönderilen, sonra İstanbul'da Nevşehirli İbrâhim Paşa'nın nedimleri arasına giren bir şairdi. 1143 (1730-31) yılından sonra öldü. Hüsameddin'in onun için seçtiği sıfatlar "şâir, hoş-sohbet, ma'ârif-âşinâ"dır. Şiirlerinin hiçbiri elde değildir.
Amasya Tarihi'ndeki Maddesi
On ikinci ciltte yer alan Abdî Ağa-Mü'ezzinbaşızâde maddesi, hayatını iki şehir arasında bölünmüş olarak verir:
Amasya'da Sultân Bâyezîd Câmiinde mü'ezzinbaşı olan Hacı Hâfız Alî Efendi'nin oğludur. Pederinin intikâlinde hüsn-i sadâsına binâ'en mü'ezzinbaşı olmuştu. Ancak şi'r ve inşâda melekesi, mûsikîde mahâreti olduğundan eşrâf ve a'yân meclislerine dâhil olarak teayyün etdi. Meclis-i a'yân azâsı olarak hükûmet işlerine pek karıştığından aleyhinde şikâyetler çoğaldı. 1119'da tahkîkât icrâsıyla 1120'de Samsun'a nefyedildi. Buradan ahz ü ıtlâk edilerek İstanbul'a gitdi. Orada Kaptân-ı deryâ olan Amasyalı Hacı Ahmed Paşa'ya intisâb ederek ağaları silkine girdi. Bununla beraber olduğu esnâda ba'zı ricâle çatıp müşârun ileyhin azl ü nefyinde Nevşehirli İbrâhim Paşa'nın mâ'iyyetine kabûl edildi. Müşârûn-ileyhin sadâretinde nüdemâsından olup sadâret kapıcılar kethüdâsı sonra Gümüşhâne emîni olarak taşraya gönderildi. 1143 sâlinden sonra vefât etdi. Şâ'ir, hoş-sohbet, ma'ârif-âşinâ idi.
Günümüz Türkçesiyle: Amasya'da Sultan Bayezid Camii'nde müezzinbaşı olan Hacı Hâfız Ali Efendi'nin oğludur. Babasının ölümü üzerine sesinin güzelliğinden dolayı müezzinbaşı olmuştu. Fakat şiir ve inşada yeteneği, musikide ustalığı olduğu için ileri gelenlerin ve âyanın meclislerine katılarak itibar kazandı. Âyan meclisi üyesi olarak hükümet işlerine çok karıştığı için aleyhinde şikâyetler çoğaldı. 1119'da soruşturma yapıldı ve 1120'de Samsun'a sürüldü. Orada tutulup sonra serbest bırakılarak İstanbul'a gitti. Orada kaptan-ı derya olan Amasyalı Hacı Ahmed Paşa'ya intisap ederek onun ağaları arasına girdi. Onun yanındayken bazı devlet adamlarıyla çatıştı ve paşa azledilip sürgün edilince Nevşehirli İbrâhim Paşa'nın maiyetine alındı. Paşanın sadaretinde nedimlerinden biri oldu, sadaret kapıcılar kethüdası, sonra da Gümüşhane emini olarak taşraya gönderildi. 1143 yılından sonra öldü. Şair, sohbeti hoş, bilgi ve kültürle yakından ilgili bir kişiydi.
Amasya'da
Sultan Bayezid Camii'nin müezzinbaşılığı ailede babadan oğula geçti: önce Hacı Hâfız Ali Efendi bu görevi yürüttü, onun ölümünden sonra sesi güzel olduğu için oğlu. Kaynaklarda önce "Abdî Efendi" olarak geçmesi onu XVII. yüzyılın tezkireci Abdî Efendi'siyle karıştırmaya yol açabilir, ama o, sipahi Mustafa Ağa'nın oğluydu. Müezzinbaşızâde'nin adı ise âyan meclislerinde kazandığı yerle "Abdî Ağa"ya döndü. Hüsameddin dördüncü ciltte bu dönüşümü olayların akışı içinde anlatır. 1118 (1706-07) yılının olaylarını sayarken, Amasya mütesellimi Ahmed Ağa'nın "Amasya vücûhundan Müezzinbaşızâde Abdi Efendi'ye pek mâil" olduğunu, Abdî Efendi'nin bu yakınlıktan güç alarak pek çok işe karıştığını, âyanı birbirine düşürdüğünü ve mütesellimin dile düşmesine yol açtığını yazar. Ardından onu şöyle tanıtır: oldukça âlim, şair, meclisleri süsleyen, sesi güzel ve musikiye aşina olduğu için âyan meclislerinde bulunarak âyan sırasına girmiş, kendisine "Abdi Ağa" denmiştir.
1119 Muharreminde mütesellim Ahmed Ağa azledildi. Abdî Ağa hakkındaki şikâyetler ise bitmedi ve soruşturma başladı. Aynı yılın Recebinde Amasya'ya şikâyetlerin incelenmesini emreden bir ferman geldi ve Abdî Ağa tutuklandı. Dördüncü cildin bakiyyesine göre şikâyetlerin bir kısmı doğru bulundu ve Abdî Ağa Ankara'ya sürüldü. On ikinci ciltteki madde ise sürgün yerini Samsun, yılını 1120 olarak verir. Hüsameddin iki rivayeti birbirine bağlamaz. Hangisinin doğru olduğu, ya da önce bir yere sonra ötekine mi gönderildiği bu kaynaklardan anlaşılamamaktadır.
İstanbul'da
Sürgün Abdî Ağa'nın kariyerini bitirmedi. Serbest bırakılınca İstanbul'a gitti ve Amasyalı bir kaptan-ı deryanın, Hacı Ahmed Paşa'nın adamları arasına girdi. Paşanın gözden düşüp sürgüne gönderilmesi onu bu kez bir başka himayeye yöneltti: Nevşehirli İbrâhim Paşa'nın maiyetine alındı. İbrâhim Paşa'nın 1130-1143 (1718-1730) yılları arasındaki sadaretinde paşanın nedimleri arasında yer aldı. Lâle Devri diye anılan bu yıllarda sadrazamın sohbet meclisine kabul edilmesi, Hüsameddin'in "hoş-sohbet" ve "şi'r ve inşâda melekesi" sözleriyle anlattığı yeteneklerin İstanbul'da da karşılık bulduğunu gösterir. Ardından sadaret kapıcılar kethüdalığına, daha sonra da Gümüşhane eminliğine getirilerek taşraya gönderildi. 1143'ten sonra öldüğü bilinir, ölüm yeri kaydedilmemiştir.
Amasya'daki ailesinden bir ad daha bilinir. Hüsameddin'in yedinci cildindeki Helvacı Hacı İsmâil Ağa maddesine göre saray helvahanesinden yetişip 1115'te (1703-04) Amasya'ya gönderilen İsmâil Ağa, "Amasya a'yânından Müezzinbaşızâde el-Hâc Abdî Ağa"ya damat oldu, 1122'de Prut Savaşı'na katıldı ve sonraki yıllarda Amasya'nın baş âyanı ve mütesellimi oldu. Bu kayıttan Abdî Ağa'nın hacca gittiği de öğrenilir.
Şiiri
Abdî Ağa'nın şiirlerine ulaşılamamıştır. İki ayrı ciltte şair diye anılması, inşasının ve musikideki mahâretinin övülmesine karşın tek bir dizesi kayda geçmemiştir. Bir divanı ya da mecmualara geçmiş bir şiiri de bilinmiyor. Metin Hakverdioğlu, Amasya Tarihi'nin on ikinci cildindeki şairleri sayarken listeyi onunla açar.
Kronoloji
1115 (1703-04): Damadı İsmâil Ağa Amasya'ya gönderilir.
1118 (1706-07): Mütesellim Ahmed Ağa'nın himayesinde şehir işlerine karışır.
1119 (1707-08): Hakkında soruşturma açılır, Receb ayında tutuklanır.
1120 (1708-09): On ikinci cilde göre Samsun'a sürülür.
1130-1143 (1718-1730): Nevşehirli İbrâhim Paşa'nın sadaretinde nedimleri arasındadır.
1143 sonrası (1730-31 sonrası): Ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 12, s. 126-127 (Abdî Ağa-Mü'ezzinbaşızâde maddesi; e-kitap s. 595). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page595.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4, s. 240 (1118-1119 yılı olayları; e-kitap s. 625). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page625.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4 (bakiyye), s. 3-4 (1119 yılı olayları; e-kitap s. 629). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page629.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 157-158 (İsmâil Ağa-Helvacı el-Hâc maddesi; e-kitap s. 313). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page313.html
- Metin Hakverdioğlu, "Amasya Tarihi'nin Şairler Tezkiresi Yönü", Sosyal Bilimler Araştırmaları -11-, ed. Hasan Yerkazan, Önder Eryılmaz, Amasya: Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, s. 5-32 (on ikinci cildin şairleri: s. 29). https://amasya.edu.tr/media/4nvlf0bx/sosyal-bilimler-arastirmalari-11.pdf
Çevrimiçi kaynaklar
