Şirvânlıdır. Orada tahsîl-i ilm ü kemâl edib Halvetiyye meşâyih-i kirâmından eş-Şeyh Şâh Kubad Şirvânî sohbetinde ma’ârif-i Sûfîyeyi ahz ü tefeyyüz etdi. Bir müddet Bakü şehrinde neşr-i füyûzât edib oturdu. Ancak Şirvân Şâhı Sultân Halîl oğlu Burhan Alî Şâh ile Şirvân vâlîsi olan Alkas Mîrzâ’nın idâresinde zuhûr eden muhârebelerden doğan Sünnîlik, Şi’îlik kavgalarında Şeyh Şâh Kubad’ın 957’de irtihâli Burhan Alî Şâh’ın Kânûnî Sultân Süleyman’dan istimdâdı üzerine Şirvân’dan kalkıp Türkiye’ye hicret ve Erzurum’da ikâmet etdi.

Şah İsmâîl oğlu Alkas Mîrzâ birâderi Tahmasb Şâh’a karşı isyân ve iki birâder arasında çıkan muhârebede Tahmasb Şâh galebe edib Alkas Mîrzâ’yı ta’kîb bahânesiyle Erzurum’u urduğu esnâda buradan da kalkıp 961’de Amasya’ya geldi. Bahaeddinzâde eş-Şeyh Abdullah Halvetî’ye misâfir oldu.

961 zilhiccesinin üçüncü günü Sultân Süleyman [95] Îrân Seferi’nden dönüp Amasya’ya geldikde şeyh-i müşârün-ileyhe ri’âyet ve kendisine bir hâne ihsân ve vazîfe tahsîs eylediğinden Amasya’da tavattun edib kaldı. On bir yıl kadar neşr-i füyûzât edib 972 senesi evâhirinde dâr-ı kudse intikâl etdi.

Şeyh-i müşârün-ileyh âlim, fâzıl, âbid, kâmil gâyet müteşerri’, Sünnî-meşreb, Hanefî-mezheb bir zât-ı kerâmet-simât idi. Zileli Şeyh Muharrem Efendi ile kardaşı Şemseddîn Ahmed Efendi bu zâttan ahz-ı hilâfet etmişlerdi. Mahdûmu İsmâîl Efendi meşâhîr-i ulemâdan olup müftü-yi Sivas olmuştu.

Şeyhi Şâh Kubad Şirvânî’nin şeyhi meşâhîr-i ulemâdan şeyh Mehmed Rukyehân-ı Halvetî 903’de ve bunun şeyhi Ziyâüddîn Yûsuf Mahdûm bin Alî el-Hüseynî de 890’da vefât etmişlerdir. Bunun şeyhi Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî hazretleridir. Kaddesallâhü esrârahüm.