Şeyh Hakkı İbrâhim Efendi'nin ilahileri, ölümünden onlarca yıl sonra hâlâ kendi tekkesinde okunuyordu. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar onun için geçmiş zaman kullanmaz, "tekkesinde İlâhiyâtı okunur" der. Amasyalı Ali adında birinin oğlu olan bu Halvetî şeyhi, Sinânî Hasan Efendi'nin halifelerinden Seyyid Şeyh Osman Efendi'den hilafet aldı, 1244'te (1828-29) Abdüllatif Efendi Kütüphanesi'nin bitişiğinde yapılan Ak Hasanzâde zaviyesine şeyh oldu ve on yıl kadar orada halkı irşat ettikten sonra 17 Receb 1250'de (19 Kasım 1834) öldü. Hüsameddin onu âşık meşrepli bir şair, zikir sırasında cemaati kendinden geçiren bir vecd ehli olarak anlatır.
Hüsameddin'in Maddesi
Amasyalı Ali mahdûmudur. Eş-Şeyh Hasan Sinanî Efendi'nin hulefâsından es-Seyyid eş-Şeyh Osmân Efendi'nin halka-i zikr ü irşâdında tahsîl-i irfân ve tekmîl-i sülûk ederek mûmâ-ileyhden hilâfet aldı. Bâ'dehû a'yândan esbak Amasya mütesellimi Ak Hasanzâde Hâfız el-Hâc Hasan Ağa'nın 1244'de Abdüllatîf Efendi Kütübhânesi ittisâlinde yaptırdığı zâviyesi şeyhi olup on yıl kadar burada tezkîr ve irşâd-ı halk ile iştigâl ederek 1250 senesi recebinin on yedinci günü dâr-ı naîme irtihâl etdi. Âlim, sâlih, münzevî, mazınneden bir zât-ı sütûde-simât idi. Şâir, âşık-meşreb olup tekkesinde İlâhiyâtı okunur. Zikr ü tevhîd esnâsında halk-ı teshîr edecek hâlât ü vecd irâe ederdi. Vaaz ü nefesi müessir, bükâsı gâlib idi. Hulefâsından es-Şeyh Mansur Efendi yerini tutdu.
Bugünkü dille: Amasyalı Ali'nin oğludur. Şeyh Hasan Sinânî Efendi'nin halifelerinden Seyyid Şeyh Osman Efendi'nin zikir ve irşat halkasında irfan öğrenip seyr ü sülûkunu tamamladı ve ondan hilafet aldı. Sonra ayandan, eski Amasya mütesellimi Ak Hasanzâde Hâfız Hacı Hasan Ağa'nın 1244'te Abdüllatif Efendi Kütüphanesi'nin bitişiğinde yaptırdığı zaviyenin şeyhi oldu. On yıl kadar burada vaaz ederek ve halka yol göstererek 1250 yılı Recebinin on yedinci günü bu dünyadan göçtü. Âlim, salih, inzivaya çekilmiş, keramet sahibi sanılan, övülmüş bir zattı. Âşık meşrepli bir şairdi; tekkesinde ilahileri okunur. Zikir ve tevhit sırasında halkı kendine çekecek hâller ve vecd gösterirdi. Vaazı ve nefesi etkiliydi, ağlaması çoktu. Halifelerinden Şeyh Mansur Efendi yerine geçti.
Hakkı İbrâhim Efendi-Halvetî es-Seyyid eş-Şeyh başlığı, maddedeki eski kelimeleri tek tek açıklar.
Sinânî Halkasından Gelen Bir Şeyh
Hakkı İbrâhim'in tasavvuf silsilesi, XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Amasya'da Halvetîliğin en canlı ocaklarından birine uzanır. Çorumlu Sinânî Hasan Efendi 1180'de (1766) Çevikçe Tekkesi'ne şeyh olmuş, vaazlarında Yâkub Paşa Camii'ni doldurmuş ve 1209'da (1795) ölmüştü. Hakkı İbrâhim'in mürşidi Seyyid Şeyh Osman Efendi bu şeyhin halifelerindendir; bu maddede onun hakkında başka bilgi verilmez. Hakkı İbrâhim böylece Sinânî Hasan Efendi'nin halifesinin halifesi, yani yolun üçüncü kuşağıdır.
Aynı halkanın bir başka şairi de ilahi yazmıştı. Kemal Paşa türbedarı Huzûrî Mehmed Efendi, Sinânî Hasan Efendi'nin sohbetlerine katılır, yazdığı ilahileri Çevikçe Tekkesi'nde okuturdu. İki kayıt yan yana konunca, bu Halvetî çevresinde şeyh ve muhiplerin kendi ilahilerini zikir meclislerinde okutmasının yerleşik bir alışkanlık olduğu anlaşılır.
Ak Hasanzâde Zaviyesi
Hakkı İbrâhim'in on yıl şeyhlik ettiği tekke, şehrin ayanından eski mütesellim Ak Hasanzâde Hâfız Hacı Hasan Ağa'nın 1244'te Abdüllatif Efendi Kütüphanesi'nin bitişiğinde yaptırdığı zaviyedir. Amasya tekkeleri arasında sayılan ve Amasya'daki pek çok tekke gibi sonradan medreseye çevrilen Ak Hasanoğlu Tekkesi, bu zaviyenin ta kendisi olsa gerektir. Hakkı İbrâhim'in zaviyenin ilk şeyhi olup olmadığı açıkça yazılmamıştır, ama zaviyenin kuruluşuyla şeyhliğinin başlangıcı aynı yıla düşer. Şehrin tekke hayatı içinde bu zaviyenin yeri için Amasya'da tasavvuf gelenekleri yazısına bakılabilir.
Ölümünden sonra yerine halifelerinden Şeyh Mansur Efendi geçti. İlahilerinin Hüsameddin'in zamanında, yani XX. yüzyılın başlarında da tekkede okunuyor olması, Mansur Efendi'den sonraki şeyhlerin de bu metinleri ayin düzeninde koruduğunu akla getirir.
Şiiri
Şiirlerine ulaşılamamıştır. Okunduğu kaydedilen ilahilerden tek dörtlük bile maddeye geçmemiştir. Tekkede ezberden ya da bir cönkten okunan bu metinlerin, tekkelerin 1925'te kapatılmasından sonra ne olduğu belli değil. Amasya'nın Halvetî zikir ilahilerini derleyen bir çalışmada ya da yerel bir cönkte "Hakkı" mahlaslı bir ilahi bulunursa, ona ait olma ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir; bu mahlası kullanan başka şairler de olduğu için mahlas tek başına yetmez.
Kronoloji
1180 (1766): Sinânî Hasan Efendi, Çevikçe Tekkesi şeyhi olur.
6 Şevval 1209 (Nisan 1795): Sinânî Hasan Efendi ölür.
1244 (1828-29): Ak Hasanzâde Hasan Ağa, Abdüllatif Efendi Kütüphanesi'nin bitişiğinde zaviye yaptırır; Hakkı İbrâhim şeyhliğine getirilir.
17 Receb 1250 (19 Kasım 1834): Hakkı İbrâhim Efendi ölür; yerine Şeyh Mansur Efendi geçer.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 179 (e-kitap s. 62), "Hakkı İbrâhim Efendi-Halvetî es-Seyyid eş-Şeyh" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page62.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 487-488 (e-kitap s. 625), "Hasan Efendi-eş-Şeyh el-Hâc Sinânî" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page625.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 167-168 (e-kitap s. 58-59), "Huzûrî Mehmed Efendi-Türbedârzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page58.html
Çevrimiçi kaynaklar
