Amasya'da tüccar İbâdullah Çelebi'nin soyundan gelen bir şeyh ailesinde doğan Yamak Şeyhzâde İsmâil Efendi, babasıyla İstanbul'a gitmiş, orada Merkez Efendi Tekkesi'ne intisap etmiş, tekkenin şeyhine damat olmuş ve hayatını Mimar Acem Ali Tekkesi'nin şeyhi olarak tamamlamıştır. Bu Halvetî şeyhi 1000 (1591-92) dolaylarında İstanbul'da öldü. Amasya Tarihi'nin yazarı Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar onu "âlim, sâlih, vâiz, şâir" diye tanıtır, ama şiirinden bir örnek vermez. Kitabın sekizinci cildinde "Habîbî İsmâil Efendi-Yamak Şeyhzâde" başlıklı ikinci bir madde vardır; yazar bu maddeyi başlığıyla bırakıp metnini hiç yazmamıştır. Madde, sözlükçesiyle birlikte İsmâil Efendi-Yamak Şeyhzâde eş-Şeyh sayfasında ayrıca incelenmiştir.
Hüsameddin'in Kaydı
Yedinci cildin "elif" bölümündeki madde iki paragraftır; ikinci paragrafın büyük kısmı İsmâil Efendi'nin torunlarına ayrılmıştır:
Amasyalıdır. İbâd Çelebizâde Yamak Şeyh Mehmed Efendi bin eş-Şeyh İsmâil Kemaleddîn Efendi bin İbâdullah Çelebi mahdûmudur. Amasya'da tahsîl-i ilim ve ma'rifet edib 958'de pederiyle beraber İstanbul'a gitdi. Merkez Efendi Tekkesi'nde ikâmet ve tekkenin şeyhi es-Seyyid Musliheddîn Efendi'ye irâdet edib 961'de müşârün-ileyhe dâmâd ve 984'de Mimâr Acem Ali Tekkesi şeyhi olduğu halde 1000 hudûdunda vefât etdi.
Âlim, sâlih, vâiz, şâir bir zât idi. Mahdûmu es-Seyyid Mehmed Efendi meşâyihdendir. Bunun evlâdından es-Seyyid Ahmed Vecdi Efendi 1141'de ve bunun mahdûmu es-Seyyid Mehmed Emîn Efendi 1170'de tekke şeyhi oldukları halde vefât etdiler. Diğer mahdûmu es-Seyyid İsmâil Efendi bin es-Seyyid Ahmed Vecdi Efendi ve ba'dehû es-Seyyid Abdulhay Efendi bin es-Seyyid Mehmed Emîn Efendi şeyh oldular.
Bugünkü dille: Amasyalıdır. İbâd Çelebizâde Yamak Şeyh Mehmed Efendi'nin oğludur; Mehmed Efendi, Şeyh İsmâil Kemâleddîn Efendi'nin, o da İbâdullah Çelebi'nin oğludur. Amasya'da ilim ve marifet öğrendi, 958'de (1551) babasıyla birlikte İstanbul'a gitti. Merkez Efendi Tekkesi'nde kaldı, tekkenin şeyhi Seyyid Musliheddîn Efendi'ye bağlandı, 961'de (1553-54) ona damat oldu. 984'te (1576-77) Mimar Acem Ali Tekkesi'nin şeyhiydi; 1000 yılı dolaylarında öldü. Âlim, dindar, vaiz ve şair biriydi. Oğlu Seyyid Mehmed Efendi de şeyhlerdendir. Onun soyundan Seyyid Ahmed Vecdi Efendi 1141'de, Ahmed Vecdi'nin oğlu Seyyid Mehmed Emîn Efendi de 1170'te tekke şeyhi iken öldüler. Ahmed Vecdi'nin öbür oğlu Seyyid İsmâil Efendi, ondan sonra da Mehmed Emîn Efendi'nin oğlu Seyyid Abdülhay Efendi şeyh oldular.
Amasya'daki Aile
İsmâil Efendi'nin soyu Amasya'da iki kuşak geriye, şehirde çarşı ve cami yaptıran tüccar İbâdullah Çelebi'ye çıkar. Hüsameddin'e göre bu zengin tüccar, Şehzade Ahmed'in Amasya valiliği sırasında onun adamları arasına girmiş, 918'de (1512) servetini şehzadeye borç verdiği için onun boğdurulmasıyla her şeyini kaybetmiş ve bu üzüntüyle ölmüştür. Oğlu, yani İsmâil Efendi'nin dedesi Şeyh İsmâil Kemâleddîn, Gümüşlüzâde Pîr Abdurrahman Çelebi'den hilafet almış, Selâmet Hâtun Tekkesi'nin şeyhi olmuş ve 930 (1523-24) dolaylarında ölmüş bir Halvetî'dir.
Babası Mehmed Efendi'nin "Yamak Şeyh" lakabıyla tanındığını Hüsameddin iki yerde yazar. Üçüncü ciltte, Şehzade Mustafa'nın Amasya valiliğini anlattığı bölümde, 945'ten (1538-39) sonraki yıllar için şunu söyler: "Bu esnâda Sultân Bâyezîd Câmii vâ'izi 'Yamak Şeyh' demekle meşhûr İbâd Çelebizâde Muhyiddîn Mehmed Çelebi ve Mehmed Paşa Câmii vâ'izi meşâhîr-i Halvetiyye'den eş-Şeyh Sinâneddîn Yûsuf Efendi pek meşhûr idi." Buna göre baba, oğluyla İstanbul'a gitmeden önce Amasya'nın Sultan Bayezid Camii'nde vaizlik yapıyordu. Dedenin maddesinde ise Mehmed Efendi'nin 958'de İstanbul'a gittiği ve oğullarının İsmâil, Abdülâlî ve Yahyâ adlarını taşıdığı belirtilir. Abdülâlî Çelebi'nin oğlu Ya'kûb Çelebi ünlü bir hattattı.
İstanbul'da Merkez Efendi Çevresi
Madde, İsmâil Efendi'nin İstanbul'da bağlandığı şeyhi "Merkez Efendi Tekkesi'nin şeyhi es-Seyyid Musliheddîn Efendi" diye anar. Bu kişi Merkez Efendi'nin kendisi değildir. Reşat Öngören'in TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddesine göre Halvetî-Sünbülî şeyhi Merkez Efendi 959'da (1552) ölmüş, kendi yaptırdığı Yenikapı dışındaki tekkeye de damadı Seyyid Muslihuddin'i şeyh olarak atamıştır. Ad ve tekke birbirini tuttuğu için İsmâil Efendi'nin 961'de damadı olduğu Musliheddîn Efendi'nin bu kişi olduğu düşünülebilir; iki kaynak birbirini anmadığından bu eşleştirme bir çıkarım olarak kalır. Hüsameddin'in İsmâil Efendi'nin 984'te şeyhi olduğunu söylediği Mimar Acem Ali Tekkesi hakkında madde başka bilgi vermez.
Şiiri
Şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin'in "vâiz, şâir" nitelemesinden başka bir iz yoktur; bir mahlas da yedinci ciltteki maddede geçmez. Sekizinci ciltteki boş madde burada bir ipucu verir. "Habîbî İsmâil Efendi-Yamak Şeyhzâde" başlığı, Yamak Şeyhzâde ailesinden Habîbî mahlaslı bir İsmâil Efendi'nin varlığını gösterir; yayıncıların dipnotuna göre müellif bu kişinin biyografisini boş bırakmıştır. Bu Habîbî'nin, yedinci ciltteki şeyh İsmâil Efendi ile aynı kişi olması mümkündür; ama ailede aynı adı taşıyan bir başkası da vardır: XVIII. yüzyılda tekkede şeyhlik eden, Ahmed Vecdi Efendi'nin oğlu Seyyid İsmâil Efendi. Hüsameddin'in "Habîbî" mahlasını hangisi için not ettiği belirlenemedi.
Soyundan Gelen Şeyhler
Maddenin ikinci yarısı, İsmâil Efendi'nin kurduğu şeyhliğin XVIII. yüzyılın ortalarını aşan bir süre ailede kaldığını gösterir: oğlu Seyyid Mehmed Efendi, onun soyundan Ahmed Vecdi Efendi (ö. 1141/1728-29), onun oğlu Mehmed Emîn Efendi (ö. 1170/1756-57), ardından Ahmed Vecdi'nin öbür oğlu Seyyid İsmâil Efendi ve Mehmed Emîn'in oğlu Abdülhay Efendi. Hüsameddin bu kişilerin hangi tekkede şeyhlik ettiğini açıkça yazmaz; "tekke şeyhi" sözü Mimar Acem Ali Tekkesi'ni kastediyor olabilir.
Kronoloji
958 (1551): Babasıyla birlikte Amasya'dan İstanbul'a gider.
961 (1553-54): Merkez Efendi Tekkesi şeyhi Seyyid Musliheddîn Efendi'ye damat olur.
984 (1576-77): Mimar Acem Ali Tekkesi'nin şeyhidir.
1000 (1591-92) dolayları: Ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 125-126 (e-kitap s. 303), "İsmâil Efendi-Yamak Şeyhzâde eş-Şeyh" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page303.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 123-124 (e-kitap s. 303), "İsmâil Çelebi-eş-Şeyh Kemaleddîn" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page303.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 298 (e-kitap s. 569), "Habîbî İsmâ'îl Efendi-Yamak Şeyhzâde" maddesi (boş) ve haz. dipnotu 244. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page569.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 3, s. 303 (e-kitap s. 507), "Sultân Mustafa" bölümü. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page507.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 404-405 (e-kitap s. 483), "İbâdullah Çelebi-Hâce" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page483.html
Akademik çalışmalar
- Reşat Öngören, "Merkez Efendi", TDV İslâm Ansiklopedisi, İstanbul 2004. https://islamansiklopedisi.org.tr/merkez-efendi
Çevrimiçi kaynaklar
