Amasyalıdır. Ümerâdan Yağlu Murâd Bey’in mahdûmudur. Evâ’il-i hâlinde gâyet güzel, hüsn ü cemâli ekmel olduğu münâsebetle Âfitâbî gibi pek çoklarını derd-i aşkıyla giryân etmiş ve Sultân Bâyezîd-i Sânî Amasya’da vâlî iken sarâya almışdı.

Beyler sarâyında güzel bir terbiye gördü. Gürcüstân ve Uzun Hasan şâh muhârebelerinde zaîm olarak isbât-ı vücûd edib göze girdi. Ba’dehû Alaybeyi ve Sultân [222]Bâyezîd Han’ın cülûsundan sonra ma’iyyet-i pâdişâhî ümerâsından oldu.

Ba’dehû Mısır harbine gidip 894’de Çorumlu sancâğı beyi ve 897’de Amasya’da Evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi ve ba’dehû Sivas sancâğı beyi olup 904’de Karamanoğlu Mustafa Bey’in İçil taraflarına mürûrunu men’ edemediğinden dolayı azl ü nekbet gördü.

907’de Sultân Bâyezîd’in afvına mazhar olup Amasya vâlîsi Şehzâde Sultân Ahmed’in ma’iyyet-i ümerâsından oldu. Şehzâde-i müşârün-ileyhe kendisini sevdirip havâss-ı nüdemâsından olmuştu. 917’de Eşkiyâ-ı Şî’a harbinde şehîden vefât etdi. Kibâr-ı ümerâdan idi. Mahdûmu Hasan Bey’dir. Bu da vaktinde âfetlerden idi.