Zilelidir. Meşâyih-i kirâm-ı Cüneydiyyeden eş-Şeyh Nusretüddîn Hamza bin İbrâhim ez-Zilevî mahdûmudur. Amasya’da “Şeyh Nusretoğlu” demekle meşhûrdur. Sultân Veled hulefâ-yı kirâmından Amasya mevlevî-hânesi şeyhi Hüsâmeddîn Dede Çelebi’den ulûm-ı şer’iyye ve ma’ârif-i sûfiyyeyi ahz etdi.

Ba’dehû Ulu Ârif Mehmed Çelebi sohbet-i şerîfesine gidip ondan tekmîl-i sülûk ederek avdet ve Hacı Şâdgeldi Paşa’nın iltimâsıyla Amasya’da ikâmet etdi. Mesnevî tedrîsâtıyla iştigâl esnâsında Hüsâmeddîn Dede’nin irtihâli üzerine Amasya mevlevî-hânesi şeyhi oldu.

Şâyân-ı dikkattir ki aynı zamânda Sivas mevlevî-hânesi şeyhi Âdil Çelebi de Ulu Ârif Çelebi hulefâsından idi. Âdil Çelebi Amasya hükümdârı Hacı Şâdgeldi Paşa’yı takbîh ve Sivas hükümdârı Kâdı Burhâneddîn Ahmed Çelebi’yi tercîh etdiği hâlde Habîb Çelebi de bunun [282]aksini iltizâm u tavzîh ederdi.

Bundan dolayı her ikisi de Hacı Şâdgeldi Paşa ve Kâdı Burhâneddîn Ahmed Çelebi nezdinde muhterem yaşadı. Sâhib-i terceme Hacı Şâdgeldi Paşa’nın müşâvir-i hâssı olduğundan birkaç def’a Kâdı Burhân ve Emîr Alî Bey nezdine sefâretle gidip geldi.

783 senesinde Hacı Şâdgeldi Paşa’nın irtihâlinden müte’essir olduğu hâlde 784 senesi evâ’ilinde dâr-ı na’îme irtihâl etdi. Âlim, zâhid, natûk, ulûm-ı sûfiyye ve şer’iyyede mâhir, nâfizü’l-kelim bir zât-ı sütûde-simât idi. Mahdûmu Şerefeddîn Hamza Dede pek meşhûrdur. Bunun mahdûmu el-Hâc Bayram Dede’dir.