Amasyalıdır. Tercemesi şimdi yazılan kıbletü’l-küttâb eş-Şeyh Hamdullah Efendi’nin birâderi Mahmûd Çelebi bin eş-Şeyh Musliheddîn Mustafa Dede bin Sarı Kadı Mevlânâ Rükneddîn Mahmûd el-Buharî mahdûmudur.
Amasya’da amcası şeyh-i müşârün-ileyh Hamdullah Efendi’den hutût-ı mütenevvi’ayı ve Mevlânâ Abdî-i Amâsî Efendi’den ulûmu ahz ü tahsîl ederek me’zûn ve mücâz oldu.
Sultân Bâyezîd Mektebi hatt muallimi olup 896’da amcasının İstanbul’a azimetinde Amasya’da kaldı. 912’de Amasya vâlîsi Sultân Ahmed’in hatt muallimi ve nişâncısı olan Sibekzâde Ahmed Efendi’nin irtihâlinde Şehzâde-i müşârün-ileyhin hatt muallimi olarak teayyün etdi. 918 senesi saferinde Sultân Selîm-i Evvel’in cülûsu ve Şehzâde Sultân Ahmed’in vefâtı üzerine kûşe-i inzivâya çekildi.
920’de Sultân Selîm Amasya’ya geldikde yevmî 50 akçe vazîfe tayin ederek taltîf edib yine şakirdânına ta’lim-i hatt ile meşgûl iken 931 hudûdunda vefât etdi. [239] Âlim, kâmil bir hattât olduğu, yazdığı bir en’âm-ı şerîfden anlaşıldı. Buna Amasya’da Hamdullah-ı Sânî denirdi.