Amasyalıdır. Amasya ulemâsından Îrânlı Yûsuf Efendi’nin mahdûmudur. Fethiye Mahallesi’nde 1061’de doğdu. Amasya müftüsü Allâme Hızır Efendi’den ve Mehmed Paşa müderrisi Çilizâde Ömer Efendi’den mukaddimât-ı ulûmu görüp 1081’de Erzurum’a gitdi.
Orada Hâtuniyye medresesinde ikâmet ve medrese-i mezbûre müderrisi Şirvânî Abdünnebî²⁵⁹ Efendi’nin halka-i tedrîsine muvâzabet ve ikmâl-i tahsîle himmet edib 1088’de mücâz olarak avdet etdi. Amasya’da yıllarca tedrîs-i ulûm ederek iştihâr edib 1112’de Dersa’âdet’e gitdi.
1113’de Mekke-i Mükerreme’de kâ’in Süleymaniye medresesi müderrisi²⁶⁰ olarak Hicâz’a gidip Harem-i şerîfte yedi yıl kadar tedrîse mülâzemet ü mücâveret etdi. Esnâ-yı va’zında ba’zı makâlâtından müte’essir olan emîr-i Mekke Şerîf Abdulkerîm Efendi’nin inhâsıyla azl edilip 1120’de Amasya’ya geldi.
Yine tedrîs-i ulûma devâm edib Fethiye câmii kürsî şeyhi ve Enderûn câmi-i şerîfi ders-i âmı oldu. 1134’de Behisni müftüsü [465] el-Hâc Hasan Efendi’nin yerine Halfet Gâzi müderrisi ve vakfı mütevvellîsi olup otuz yıl kadar tefsîr ve hadîs okutarak imrâr-ı evkât ve 1149 senesi zilhiccesinde azm-i cennât etdi.
Gâyet fâzıl, muhakkik, ulûm-ı Arabîyye ve akliyyede mâhir, muhaddis, müfessir, vâ’iz, müttâkî, bahhâs bir zât-ı sütûde-simât olduğu Âkifzâde es-Seyyid Abdürrahîm Efendi “el-Mecmû”unda kayd ediyor. Mazınneden bir zât olup cesed-i şerîfi kabre konurken arkası kıbleye geldiğinden derhâl kendisi dönüp kıbleye teveccüh etdiği de mazbûttur.
Zemahşerî’nin Nevâbiğü’l-kelim risâlesini güzelce şerh edib “Şerh-i Celâl-i Adudi”ye, “Şerh-i Akâ’id-i Taftâzânî”ye, “Tefsîr-i Beyzâvî”nin mevâki’-i müşkilesine ta’lîkât ve resâ’il yazmış, “Mukaddimât-ı Erba’a”yı şerh etmiş olduğu ele geçen hayli kitâblarından anlaşıldı. Mahdûmu es-Seyyid Mehmed Mekkî Efendi Halfet Gâzi vakfı mütevellîsi olup 1169’da vefât etdi. Diğer mahdûmu es-Seyyid Abdullah Efendi İstanbul müderrislerindendir.