Amasya’nın Karasenir Mahallesi’nden Murâd oğlu Murâd bin Hasan bin Murâd’ın mahdûmudur. 1242’de asker olup Rus ve ba’dehû Nizib muhârebelerinde ibrâz-ı şecâ’at ederek mülâzım-ı evvel oldu.

Bir müddet Şâm’da bulunup Cebel-i Lübnân isyânında yararlıkları görüldüğünden yüzbaşı, ba’dehû kolağası olarak 1265’de binbaşılıkla Hicâz fırkasına me’mûr olup Mekke-i [523] Mükerreme’de oturdu. 1271’de Mekke Emîri Şerîf Abdulmuttalib Efendi Tâ’if’de muhâlefet bayrağı kaldırdı.

Şerîf-i müşârün-ileyhin ahz ü girifti hakkında sâdır olan Sultân Abdülmecîd Han’ın irâdesini kemâl-i besâletle infâz ederek Tâ’if’teki konağını ma’iyyetindeki dört bölük fedâkârân ile muhâsara ve hayyen der-dest edib 1272’de Cidde’den İstanbul’a i’zâm etdikte def’aten mîrâlây oldu.

1273’de mîrlivâ olarak Hicâz fırkası kumândânı oldu. Yirmi yıldan ziyâde şürefâ-yı Mekke’nin ahvâl ü harekâtına nâzır olarak îfâ-yı hizmet etdiğinden 1294’de ferîk olup kadri a’lâ ve makâmında temkîn edildi. 1298’de dâr-ı bekâya irtihâl etdi.

Gâyet müdebbir, şecî’, zâbit, umûr-ı idâreye vâkıf, sahî, ümmî idi. Otuz sekiz yıl kadar Mekke-i Mükerreme’ye hizmeti sebk ederek Harem-i Şerîf ve Ka’be’nin muhâfızı olmuştu. Karasenir’deki câmi-i şerîfi i’imâr ve Ser-Çoban Dede’nin üzerine bir türbe inşâ etdirdi. Amasya ve hâssaten Karasenir hâcılarına ri’âyet eylerdi. [524]