Amasya’nın İbik karyesinden Mehmed bin Ahmed mahdûmudur. Amasya’da mukaddimât-ı ulûmu Abdullah Vecîh Efendi telâmizesinden Mecdî Mustafa Efendi’den görüp müşârün-ileyhin 1244’de irtihâli üzerine Çorum’a gitdi.

Çorum müftüsü el-Hâc Osmân Efendi’den ikmâl-i tahsîl edib [519] avdetle Amasya’da ders-i âm oldu. Hacı İlyâs Mahallesi’nde ikâmet ve Sultân Bâyezîd câmi-i şerîfinde tedrîse muvâzabet ve pazartesi ile perşembe günlerinde ikindi namâzından sonra câmi-i mezkûrda va’z ü nasîhat etdi.

Talebesine bir def’a icâzet verip ikinci def’a tedrîse devâm etdi. Bu esnâda Abdullah Dihlevî Hazretleri’nin hulefâsından Mehmed Cân Efendi’nin halîfesi Malatyalı Sofu Mehmed Efendi’den inâbe edib tarîkat-ı Nakşibendiyye’den fevka’l-âde isti’fâza etdi.

Aşk-ı Resûlullâh sallallâhu aleyhi vesellem ile bî-karâr olup 1281’de talebesine ikinci def’a icâzet vererek Hicâz’a gitdi. Sene-i mezbûre zilhiccesinin on üçüncü günü Mekke-i Mükerreme’de dâr-ı na’îme irtihâl etdi. Cennetü’l-Mu’allâda medfûndur. Âlim, fâzıl, ulûm-ı akliyye ve nakliyyede mâhir, usûl ü fürû’a vâkıf, vâ’iz, bükâsı gâlib, gâyet muttakî, zâhid bir zât-ı sütûde-simât idi. Âlûsîzâde Bedreddîn Mahmûd Efendi İstanbul’a giderken Amasya’ya gelip va’zını dinleyerek beğendiğini ve Kıtmîrzâde dendiğini “Kitâbü’r-Rıhle”sinde [520] yazıyor.

Sülâle-i ilmiyyesi Hacı Osmân Efendi’den şöyle gidiyor: Çorumlu Hacı Osmân Efendi, Kayseriyyeli Hacı Hâfız Kâsım Efendi, Akşehirli Hacı Osmân Efendi ve Harputî Hacı Ömer Efendi vâsıtalarıyla Allâme Ebû Sa’îd Mehmed Hâdimî’ye müntehî olur. Telâmizesi çoktur. Bunlardan Fâzıl Hâcezâde İbrâhim Efendi pek meşhûrdur.

Mahdûmları Sultân Bâyezîd câmi-i şerîfi imâmı Hâfız Mehmed Efendi, bakkâl esnâfından Ahmed Hamdî Efendi’dir. Hâfız Mehmed Efendi, mücevvid, sadâsı güzel, meczûb-meniş, oldukça âlim, sâlih bir kimseydi. 1334’de vefât etdi.