Amasya’nın taraf-ı şarkîsinde kâ’in Sonisa nâhiyesi mülhakâtından Bidevî köyünden İlyâs bin Hasan mahdûmudur. Gençliğinde Amasya’ya gelip Mu’îdzâde Abdurrahmân ve Acem Sinâneddîn Yûsuf Efendilerden tahsîl-i ulûm edib ders-i âm oldu.
Ba’dehû küberâ-i Halvetiyyeden Ahî Sa’deddîn tekkesi şeyhi eş-Şeyh Nûreddîn Hamza Efendi sohbetinde tarîk-i sûfiyyeye sülûk ederek tasavvufa meyl etdi. Bu esnâda Habîb-i Karamânî Hazretleri’nin sohbet-i aliyyelerinden de istifâde edib Şeyh Hamza Efendi’nin 923’de irtihâli üzerine Ahî Sa’deddîn tekkesi şeyhi oldu.
Ahlâk-ı hamîdesi ve enfâs-ı tayyibesi ulemâ ve halkın kendisine i’timâd ü i’tikâdını cezb eylediğinden Sultân Bâyezîd kürsî şeyhi olup va’zında ulemâ ve halkı teshîr ederek fevka’l-âde iştihâr etdi. Kendisine “Habîb-i sânî” dendi. Ba’dehû ilâveten Enderûn câmii kürsî şeyhi de oldu.
Talebe-i ulûma Beyzâvî tefsîrini tedrîs ederek dersinde erkân ve eşrâf-ı memleket de hazır bulunurdu. [328] Tedrîs u tezkîr, tevhîd u irşâd ile halkın tehzîb-i ahlâkına hizmet ederek 937 senesi zilka’desinde dâr-ı kudse intikâl etdi. Kamerüddîn Mahallesi’nde Hızır Paşa’ya giden yolun taraf-ı şimâlisinde müfrez ve murabba’ bir dâ’ire-i murtefi’ada medfûndur.
Fâzıl, müfessir, muhaddis, vâ’iz, gâyet zâhid, müteşerri’, âbid mazınne-i kerâmet bir zât-ı sütûde-simât idi. Kabr-i şerîfi tûl-i müddet ziyâretgâh-ı ulemâ olmuştu. Mahdûmları Sinâneddîn Yûsuf, Şücâeddîn İlyâs Efendilerdir. Bunlara “Sonisalı Şeyhzâdeler” dendi. Sinan Efendi “muhaşşî” demekle meşhûr bir kazaskerdir. Şücâeddîn İlyâs Efendi de “Molla Şeyh” demekle meşhûr olup Amasya’da kaldı.
“Meşâyih-nâme”de eş-Şeyh Nûreddîn Hamza-i Halvetî hulefâsından ve “Zeyl-i Şakâyık”da eş-Şeyh Habîb-i Karamanî hulefâsından olduğu yazılıdır. İbtidâ Habîb-i Karamanî sohbetinden istifâde edib müşârün-ileyhin irtihâlinde eş-Şeyh Hamza-i Halvetî’den hilâfet-nâme aldığı anlaşılır.