Niksarlıdır. Çebnizâde Alî bin Mustafa mahdûmudur. [336] Pederi Alî Çelebi ile beraber gençliğinde Amasya’ya gelip Kâdızâde Hâce Mehmed, Büyük Şeyh Hüsâmeddîn Efendilerden tahsîl-i ulûm ederek ders-i âmm-ı meşhûr oldu.
Va’z ü tezkîrde büyük bir nüfûz u mahâret gösterdiğinden Enderûn câmi-i şerîfi vâ’izi ve Mahmûd Çelebi tekkesi şeyhi olup üstâdı gibi iştihâr etdi. Kırk yıl bu mesleğinde devâm edib 1075’de irtihâl etdi. Ulûm-ı şer’iyyede kâmil, tefsîr ve hadîsde mâhir, natûk, takrîr u ifâdesi belîğ, âlim, vâ’iz-i meşhûr idi. Dâmâdı Tâceddînzâde Mustafa Efendi’dir.