Amasya ulemâsından olup “Niksarlı Emîr Ali Çelebi” demekle meşhûr olan es-Seyyid Alâeddîn Ali bin es-Seyyid Şemseddîn Mehmed Şirâzî mahdûmudur. Amasya’da tevellüd edib Koca Emîr İbrâhim, Şirvânî Ebû’l-hayr, Sinaneddîn Yûsuf Efendilerden ikmâl-i tahsîl ederek ders-i âm oldu.
Amasya’da Atabeg, 918’de Firûz Ağa Medreselerine müderris olup bir müddet Havza’da tedrîs-i ulûm ederek iştihâr etdi. 924’de Niksar’da Medrese-i Yağ-basânîyye müderrisi olup pederinin vatanına gitdi. Ba’dehû Ayas Ağa müderrisi olarak Amasya’ya gelip tedrîse muvâzabet eyledi. 926’da Sultân Süleyman’ın cülûsundan sonra İstanbul’a celb edilib, Davut Paşa, ba’dehû, İbrâhim Paşa müderrisi oldu. 931’de Edirne’de Beylerbeyi ve 933’de dârü’l-hadîs medreselerine sırasıyla müderris olup 940’da Edirne’de vefât etdi. Âlim, fâzıl, kerîmü’t-tab‘, halîm idi.
Amasya ve Niksar’da Şehzâde Sultân Ahmed mahdûmu olan [21] Şehzâde Sultân Murâd’a intisâb töhmetiyle müsâb olduğundan bir türlü terakkî edememekden mâada hayli takibât ve tecessüsâta marûz kaldı.
Edirneli Mehmed Mecdî Efendi “Tercüme-i Şakâyık”da diyor ki:
“Ol zamanın ulemâ-ı zevi’l-intibâh ve nebah-ı fezâil-penâhından teallüm edib istikmâl-i kemalât-ı melekiyye eyledikden sonra ba’zı medârisde müderris olup ifâzâ-i ashâb-ı istifâza eyledi.”
“Bu hudûdda mahmiye-i Edirne’de beylerbeyi medresesine ve mahmiye-i Kostantiniyyede Dâvûd Paşa medresesine ve İbrâhim Paşa medresesine ve mahrûse-i Edirne’de Dârulhadîs medresesine müderris olup seccâde-i ifâdede erbâb-ı talebe ifâzaya meşgûl iken vefât eyledi”
“Ol fâzıl-ı kerîmü’t-tab‘ ve halîmü’n-nefs cümle-i ulûm ve fünûna hasebü’l-makdûr ve sa’y-ı mevfûr etmekle fazîlet-i tâmme ve meziyet-i ‘âmme tahsîl edib zât-ı sütude sıfatı ehasın-sîmât ile tekmîl ve tehzîb eyledi… Seyyid Şerîf hazretlerinin Ferâize yazdığı şerhe mûmâileyhin hâşiyesi ve dahî ilm-i âdabda Mes’ûd-ı Rûmî’nin şerhine hâşiyesi vardır. Filvâki bu kitâblar [22] mahz-ı rağbet ve iştihâr ve mahal-i mithâd ve itibârda vakî’ olup beyne’l-ulemâ-i fühûl telakkî bî’l-kabûl olundu”.
“Adâb-ı Hüseyniyye” demekle meşhûr olan şerhine hâşiyeler yazılmışdır.