Merzîfonlu Ahmed mahdûmudur. Amasya’da mukaddimât-ı ulûmu ahz ve tahsîl etdikden sonra “ümm-i veled” demekle meşhûr Mevlâna Hüsameddîn Hüseyin Çelebi ile İstanbul’a gidip orada müşârün-ileyhden ikmâl-i tahsîle çalışdı.
Fâzıl-ı müşârün-ileyhin Ayasofya müderrisliğinde muîd ve mülâzımı olup sonra ders-i âm oldu. 885’de yazdığı Tefsîr-i Keşşâf’ın sonunda “Ketebehu’l-Fakîr Hüseyin bin Ahmed el-Merzîfonî” diye imzâsı Veliyyüddîn Efendi kütübhânesinde görüldü.
Ba’dehû Edirne ve İstanbul’da müteaddid medreselere müderris, Rûmeli bilâdında nice eyâlâta kâdı olup Sofya kazâsından ma’zûlen 915 senesinden sonra vefât etdi. Kibâr-ı kudât ve ulemâdan bir zât idi. Bu esnâda Amasya a’yânından [17] Sofuzâde Hüseyin Çelebi bin Ahmed Çelebi bin Mahmûd Çelebi bin muallim-i Sultânî Sofi Bâyezîd Çelebi de vefât etdi. Mahdûmu Abdî Ağa çavuşân-ı dergâh-ı âlîden idi.