Kazâbâdlıdır. Velî bin Şa’bân mahdûmu olup [34] gençliğinde Amasya’ya geldi. Meşâhîr-i fuzalâdan Mevlânâ Ziyaeddîn Yûsuf Amâsî, Mevlânâ Cemaleddîn Yûsuf Tokatî, Mevlânâ Rükneddîn Ahmed Cendî’den tahsîl-i ulûm u fünûn ederek ders-i âm ve “Ahî Receb Kazâbadî” demekle be-nâm oldu.
Ba’dehû Halfet Gâzi müderrisi olup civârında ikâmet etdi. Yıllarca tedrîs-i ulûm edib Amasya vâlîsi Sultân Bâyezîd-i Sânî’ye kendisini fevka’l-âde sevdirdi. Ba’dehû Yörgüç Paşa müderrisi oldu.
878’de Fatih Sultân Mehmed Hân Amasya’ya geldikte fazl ü ahlâkıyla kendisini sevdirmiş olduğundan Tokat kadısı nasb ve irsâl etdi. Ba’dehû, Halîmî Çelebi yerine kadı-i Sivas olup oraya gitdi. Birkaç yıl sonra ma’zûlen Amasya’ya geldi.
886’da Sultân Bâyezîd-i Sânî tahta cülûs etdiği esnâda birâderi Konya vâlîsi Cem Sultân da’vâ-yı saltanatla kıyâm edib Konya kadısı Şükrullâh Çelebizâde Mevlânâ Şemseddîn Ahmed Çelebi’yi sefîr olarak İstanbul’a göndermişdi. [35]
888’de Şemseddîn Ahmed Çelebi bu sefâretinden azl ü habs edildikte Konya kadısı olup gitdi. Orada Konya kazaskeri unvânıyla icrâ-yı hükûmet-i şer’iyye etdi. 893’de ma’zûlen Amasya’ya geldi.
İkâmetgâhı olan mahallde bir mescid-i şerîf ve bir zâviye inşâ ederek o mahalli şenlendirdi. Oraya Ahî Receb Mahallesi dendi. Altı yıl kadar münzevîyâne tekâ’üd vazîfesiyle yaşayıp 899’da vefât etdi. Şehzâdeler türbesi ittisâlinde bâğçesi önünde medfûndur.
Âlim, fâzıl, müteşerri’, kâmil bir zât idi. Emlâkini hayrât-ı şerîfesi mesâlihine vakf edib tevliyetini aslah u ekber evlâdına şart u tahsîs etdi. Mahdûmları Velî, Şa’bân Çelebilerdir. Şa’bân Çelebizâde Ramazân Çelebi ve bunun mahdûmu el-Hâc Bayram Efendi meşâhîr-i ulemâdan idiler. Bunlara “Ahî Receboğulları” dendi.