Amasyalıdır. Mumcu Bâlî’nin oğludur. Amasyalı şu’arânın tezkiresini yazan Abdullah Paşa müderrisi Abdî Efendi’den edebiyât-ı Arabiyye ve Fârisiyyeyi tahsîl ve Fazlullah Efendi’den hutût-ı mütenevvi’ayı ahz ü temeşşuk etdi.
Bir müddet Amasya beytü’l-mâl kâtibi oldu. Ba’dehû Deli Emîr Mehmed Paşa’nın kâtib-i dîvânı olup ma’iyyetinde devr-i bilâd etdi. Müşârün-ileyhin vefâtında Amasya’ya gelip Sultân Bâyezîd evkâf kâtibi olduğu hâlde 1112’de vefât eyledi. Kâtib, münşî, hattât idi. Şu gazeli Abdî Efendi tezkiresinde görüldü:
İdüb azm-i sefer cânâ esîr-i mihnet oldum ben
Cüdâ düşdüm vatandan mübtelâ-yı firkat oldum ben
Kanâ’at eylemezken nazra-i dîdâr ile evvel [65]
Değil mektûba şimdi bir selâma hasret oldum ben
Sen inkâr eyledin hem-bezm-i ağyâr olduğun ammâ
İşitdim mâcerâyı vâkıf-ı keyfiyyet oldum ben
Gülistân-ı visâlin güllerini eylemiş çîde
Nişân-ı bûse gördüm dâğ dâğ-ı hayret oldum ben
Dahî hâlî iken bend oldum ol zülf-i perîşâna
Sana ey bî-vefâ sermâye-i cem’iyyet oldum ben
Olub âsûde her âşûb-gâh-i bezm-i kesretde
Resîmâ sâkin-i künc-i amân-ı uzlet oldum ben