Amasyalıdır. Gümüş’te medresesi olan Halîl Paşa vakfı mütevellîsi Üçler Mahallesi eşrâfından Sülûkîzâde Şerîf Osmân Ağa’nın mahdûmudur. Amasya’da Taşköprülü eş-Şeyh el-Hâc Hâfız Abdullah Efendi’nin halka-i tedrîsinde [274] ikmâl-i tahsîl ve riyâzet-hânesinde tekmîl-i sülûk ederek ehass-ı hulefâsından oldu.

Üstâd u şeyhinin irtihâlinde zâviyesine şeyh olmasını me’mûl ederken hâcezâdesi es-Seyyid Mehmed Ârif Efendi hadâset-i sinniyle kendisine takaddüm etmesinden bî-hûzur olup 1244’de İstanbul’a gitdi.

Orada bi’l-imtihân kürsî şeyhliği silsilesine dâhil olup Beşiktaş’ta Sinan Paşa Câmii kürsî şeyhi oldu. Tarîk-i Nakşî’den müstahlef ve hüsn-i hâl erbâbından olduğu münâsebetle Hacı Bektâş-ı Velî zâviyesinde âsitâne şeyhi olan Bektâşî babası Hamdullâh Baba Amasya’ya nefy ve zâviye-i mezbûre Bektâşîlerden tathîr edilmekle 1252’de zâvîye-i mezbûre şeyhi olarak Kırşehri’ne gitdi.

On beş yıl kadar zâviye-i mezbûrede Nakşîbendiyye usûl ü â’yînini icrâ ve zikr u i’bâdetle iştigâl ederek 1267’de dâr-ı na’îme irtihâl etdi. Âlim, kâmil, zâhid, müteşerri’, mekârihten gâyet muhteriz, âbid bir zât idi. Mahdûmu 1298’de vefât eden Beşiktaşî [275] Yahyâ Efendi dergâhı şeyhi Şemseddîn Mehmed Nûrî Efendi’dir.⁸⁸