Amasyalıdır. Kübceğiz Mahallesi halkından Ali’nin oğludur. Ulemâdan ve hâssaten Amasya müftüsü Merzifonlu Hacı Mustafa Efendi’den ikmâl-i tahsîl edib, ders-i âm ve bir aralık Fîrûz Ağa müderrisi oldu. Ancak tab’ına galebe eden ittikâ, ilm-i tasavvufa meyil ve muhabbet sâ’ikasıyla Halvetiyye meşâyihinden inâbet edib müderrisliği terk ve Kübceğiz Mahallesi’nde uyandırdığı bucağında irşâd ve ibâdetle iştigâl etdi.
Bu esnâda Kübceğiz Câmii vâizi olup hânesinin selâmlık tarafı bir merkez-i urefâ oldu. Ulemâ ve meşâyih, enfâs-ı şerîfesinden istifâde için haftada bir gün bucağında toplanıp [217] mübâhaseler yapılırdı. Aşağı pazarda Akdağlı Şeyh Mustafa Efendi Yukarı pazarda bu zât-ı muhterem Amasya’nın medâr-ı iftihârı sayılırdı. İlim ve takvâsından dolayı halkın mazhar-ı i’tikâdı olup 1159’da vefât etdi.
Âlim, zâhid, müttakî, natûk, sözü müessir, özü sağlam, yaşı doksana varmış bir şeyh-i mübârekdi. Nefesi müessir olduğundan halkın her türlü derdine çaresâz olur, kendisinden kerâmet umulurdu. Mahdûmu Hâfız Mehmed Efendi’dir. Evlâdına “Şeyh Mustafa oğulları” dendi. Bunlardan Mustafa Efendi İstanbul fuzalâsındandır.