Amasyalıdır. Mes’ûdiye Hânkâhı şeyhi olan Mevlânâ Şemseddîn Ahmed Çelebi hizmetinde ilim ve kemâl-i tahsîl ederek üstâdının 805’de Amasya’dan firârında bir müddet inzivâ edib Çelebi Sultân Mehmed’in Amasya’da yerleştiği esnâda meydana çıkdı. Üstâdının yerine şeyh oldu.
Kırk yıldan ziyâde mahallesini ihyâ ederek halkın tehzîb-i ahlâkına çalışdı. İkametgâhı civârında bir câmi binâ etdi. Zelzeleden harâb olan Sultân Mes’ûd’un hânkâhı yerine güzel bir tekke yaptırdı. Câmii, tekkesi, mahallesi “Şeyh Kırık” demekle meşhûr oldu.
Ancak Şehzâde Sultân Alâeddîn Bey Amasya vâlisi iken bunu kendisine şeyh ve müsteşâr-ı mü’temen intihâb etmişdi. 846’da şehzâde-i müşârün-ileyhin ihnâkında beyhûde telâşa düşüp korkunun verdiği bir ızdırâb içinde terk-i hayat etdi. Âlim, kâmil, edîb, şâir üç lisâna vâkıf ve mütekellim bir zât idi. Mahdûmları ulemâ ve fuzalâdan Mevlânâ Abdülganî ve bunun oğulları Abdülkerîm Hâtemî ve Müderris Abdî Efendilerdir. [220]