Gencelidir. Mehmed adlı bir kimsenin mahdûmu olup Şirâz’da Mevlânâ Celâleddîn ed-Devvânî’den füyûzât-ı ilmiyyeyi tahsîl ü ahz ederek Sultân Bâyezîd-i Sânî Amasya’da vâlî iken Amasya’ya gelip yerleşdi. Bir müddet ders-i âm olup fezâ’il-i ilmiyyesiyle iştihâr etdi.
Sultân Bâyezîd’in cülûsundan sonra İstanbul’a gidip Mü’eyyedzâde Abdurrahmân Efendi’nin mülâzemetinden istifâde ederek ibtidâ Bursa’da Molla Hüsrev, ba’dehû Orhâniye-i İznik müderrisi oldu. Buradan Sultâniyye-i Merzifon müderrisi olarak geldi.
909’da Amasya müftüsü Şemseddîn Ahmed-i Mâşî Çelebi vefât eylediğinden Amasya müftüsü ve Sultân Bâyezîd Medresesi müderrisi olup Amasya’ya avdet etdi. Dört yıl kadar tedrîs ü iftâ ile iştigâl edib 913 senesi evâ’ilinde bir gece yatağında füc’eten vefât eyledi.
Edirneli Mehmed Mecdî Efendi “Terceme-i Şakâyık”da diyor ki: “Mûmâ-ileyh sâlih u mütedeyyin ve takî vü nakî ve müteverri’ kimse olup [424] ilm ü ‘âmel ü ‘ibâdeti şâmil bir fâzıl ve sa’âdet-i dâreyni câmi’ bir nâfi’ kimse idi. Müddet-i ömründe ders u ifâdeye meşgûl olup te’lîf u tasnîften dahi hâlî olmadı.
Kendinin rakam-zede-i kalem-i belâgat-şiyeminden Seyyid Şerîfin “Şerh-i Mevâkıf”ına havâşîsi ve “Hâşiye-i Şerh-i Tecrîd”e dahi havâşîsi vardır. Bu kitâbı mahzâ Hatîbzâdenin havâşîsini red için ibdâ’ edib re’y-i i’tirâzla intikâm içün îcâd eyledi ve dahi ilm-i hey’etten bir risâlesi ve âdâb-ı bahsden bir makâlesi vardır.” Rahimehullâhu Te’âlâ.
Amasya’da ulûm-ı Celâliyye’yi neşre himmet eden bu zât-ı âlî-kadrın mahdûmu Mevlânâ Muhyiddîn Mehmed Çelebi de meşâhîr-i fuzalâdan idi. Buna “Berda’î” dendiğinden mahdûmu Berda’îzâdelikle meşhûr oldu. Tercemesi aşağıda gelir.