Niksarlıdır. Es-Seyyid Ahmed bin es-Seyyid Şemseddîn Mehmed Şirâzî mahdûmudur. Ceddi es-Seyyid Şemseddîn Mehmed Şirâzî, sâdât-ı Hüseyniyyeden olduğuna dâ’ir tanzîm edilen silsile-nâmesi 862 senesi şevvâlinde nukabâ-i Bağdât tarafından tasdîk edilmiş olduğu hâlde Köprü’de Hacı Kâsımzâde Mustafa Efendi’nin yedinde görülüp nakl edildi.

Ceddinin sülâlesi bu silsile-nâmede şöyle görüldü: es-Seyyid Şemseddîn Muhammed Şirâzî bin Murtazâ bin Mahmûd bin Kâsım bin Hasan bin Hüseyin bin Haydar bin Sâlih bin Ca’fer bin Haydar bin İshâk bin İsmâ’îl bin Kıvâmeddîn Kâsım bin Tâceddîn Muhammed bin Ali bin [430] Abdullah bin Muhammed bin Ahmed bin Murtazâ Nahvân bin İsmâ’îl bin İbrâhim bin Muhammed el-Bâkır bin Ca’fer es-Sâdık bin Ali Zeynel Âbidîn bin Hüseyin bin emîrü’l-mü’minîn Ali bin Ebî Tâlib el-Hâşimî el-Alevî el-Hüseynî.

Emir-i müşârün-ileyh Sinan Çelebi Niksar’da 881’de doğdu. 896’da Amasya’ya gelip Koca Emîr İbrâhim Efendi’nin halka-i tedrîsine mülâzemet ve Büyük Ağa Medresesi’nde ikâmet ederek tahsîl-i ulûma gayret etdi. Sinan-ı Berda’î, Molla Bahşî, Mevlânâ Hasan Efendilerden de istifâde ederek mücâz u ders-i âm oldu.

Amasya’da ilm ü fazlıyla iştihâr edib yedi emîrlerden biri oldu. Bu esnâda Halfet Gâzi Medresesi müderrisi olup Gıyâseddîn Şirâzî meclisinde büyük bir mevki’ kazandı. 918’de Şehzâde Sultân Ahmed’in ihnâkında mevki’ini muhâfaza etdiği hâlde 923’de Mîr Gıyâs’ın i’dâmında münzevî oldu.

926’da sânîyen Halfet, 929’da Torumtay ba’dehû Atâbeg Gâzi medreselerine müderris olduktan sonra 937’de Büyük Ağa Medresesi müderrisi olduğu hâlde 940 senesi zilhiccesinde dâr-ı na’îme irtihâl etdi. Âlim, kâmil [431] müttakî, ulûm-ı şer’iyyede mâhir, müteşerri’ bir zât olduğunu hâfidi es-Seyyid Mustafa Cenâbî Efendi “el-Aylemü’z-Zâhir” adlı eserinde yazıyor. Mahdûmu es-Seyyid Hasan Efendi, kibâr-ı mevâlîdendir ki tercemesi yukarıda yazıldı.