Amasyalıdır. Kazasker Şirvânîzâde es-Seyyid Ahmed Hulûsî Efendi bin eş-Şeyh el-Hâc İsmâ’îl Sirâceddîn Efendi’nin mahdûmudur. Amasya’nın Eski Kethüdâ Mahallesi’nde 1276 senesi şevvâlinin dördüncü günü doğdu. 1285’de İstanbul’a gidip mekteb tahsîlini gördüğü esnâda 1289’da İstanbul müderrisliği rü’ûsunu aldı.

Ba’dehû Mekteb-i nüvvâba girip 1294’de şehâdet-nâme ile mektebten çıkıp Meclis-i tedkîkât-ı şer’iyye baş kâtibi mu’âvini oldu. Ulemâdan da tahsîl-i ulûm edib icâzet-nâme aldı. Pederinin Amasya’da ikâmeti tahakkuk etdikte bâb-ı meşîhatı terk edib adliyyeye intisâb ederek 1299’da Mahkeme-i temyîz zabıt kâtibi ve 1305’de Mahkeme-i temyîz kalemi mümeyyizi oldu.

1315 senesi gurre-i muharreminde Kudüs-i Şerîf mollası olup 1318’de Beyoğlu Bidâyet-i hukûk mahkemesi a’zâsı, 1320’de İstanbul Bidâyet mahkemesi hukûk re’îsi oldu. 1321 senesi ramazânında bilâd-ı hamse pâyesiyle taltîf [218] edilip 1324 senesi zilhiccesinde Beyoğlu Hukûk mahkemesi re’îs-i evveli oldu.

1325’de birâderi Hâlid Ziyâ Bey’in nefy ü irtihâli ve müte’âkiben konağının ihtirâkı kendisine fevka’l-âde te’sîr eylediğinden 1326 senesi rebîülevvelinin yirmi birinci günü vefât etdi. Âlim, umûr-ı adliyyeye vâkıf, vakûr, kerîm, ankâ-meşreb bir zât idi. Mahdûmu Ahmed Kemâleddîn Bey’dir.