Karabağlıdır. Eş-Şeyh el-Hâc Mîr Hamza Nigârî Efendi’nin mahdûmudur. Karabâğ dâhilinde Berküşâd kasabasında 1271’de doğdu. 1281’de pederiyle beraber Amasya’ya hicret edib Rüşdiyye mektebinde tahsîl-i fünûn etdikten sonra pederinden ikmâl-i tahsîle çalışdı.
Bu esnâda Amasya muhâsebecisinin mahdûmu Fahrî Bey’e fevka’l-âde ta’aşşuk edib aşk u harâretini edebiyât ü eş’âr ile teskîne gayret etdiyse de galebe-i sevdâ ile fenâ hastalandı. Sonunda bî-şu’ûr olup 1291 senesi saferinin evâ’ilinde “Fahrî, Fahrî” diyerek terk-i dağdağa-i hayât etdi.
Gâyet zekî, serî’ü’l-intikâl, hâfızası kuvvetli, [215] hâfız-ı dîvân-ı Fuzûlî, şâir, şûh-meşreb, esmer gözlü, mürîdânın ricâl ü nisvânı arasında gâyet mergûb u muhterem bir genc idi. Vefâtı günü Şirvânîler için bir yevm-i mâtem olup herkesi ağlattı. Şâmlılar Mezârlığında medfûn iken 1314’de kemikleri pederinin türbesine nakl edildi.
Dîvânçe-i eş’ârı vardı. “Sâkî-nâme”si meşhûr olup “Sirâcî” tahallus etmişdi. Eş’ârı kalbi gibi yanıktır. Bâdesi çay olup her yerde bununla dem-güzâr olmuşdu. [216]⁸⁵