Amasyalı İbrâhim oğludur. San’at-ı mi’mâriyyeyi Amasya’da öğrenip halk arasında fevka’l-âde iştihâr etdi. Sultân Bâyezîd-i Sânî tarafından Amasya’da bir câmi-i şerîf ve imâret ü medrese ve mektebin binâsına emr-i âlî vârid oldukta mi’mâr ve binâ emîni nasb edildi. [353]

886 senesi recebinde şu hayrât-ı şerîfenin binâsına başlayıp 891 senesi recebinde tam beş sene zarfında ikmâl ederek büyük ikrâmât u ihsânâta nâ’il ve “emîn mi’mâr” demekle meşhûr oldu. Mehmed Paşa’nın hayrât-ı şerîfesini ve Hüseyin ve Ayâs Ağaların câmi ü medreselerini ve bedestenini de yaptı. 910 sâline doğru vefât etdi.

Mahdûmları Mehmed, Mustafa Efendilere “Mi’mârzâdeler” dendi. Esâtize-i mi’mâriyyeden idi. Mehmed Efendi’nin yazdığı “Gurerü’l-Hikem” adlı eserin sonunda şu imzâ kitâbesini yazmış olduğu görüldü:

وقع قدالفراغ عن تحرير هذه الکتابة علیيدأضعف العباد و أحوجهم لی إ رحمة ربه الرحيممحمد بن سليمان بن

97 ابراهيم فی بلدة اماسيه فی اليوم العاشر من شهر شعبان المعظم سنة ثنتين و تسعين و ثمانمأة