Amasyalıdır. Amasya vâlîsi iken Şehzâde Sultân Bâyezîd-i Sânî’nin lalası ve vezîri olan Kemâleddîn Ahmed Paşa bin İbrâhim Çelebi bin Halîl Çelebi’nin mahdûmudur. Tahsîl-i ma’ârif ederek silk-i ümerâya girip sudûr-ı ilmiyyeden Amasyalı Küpelizâde Muhyiddîn Mehmed Çelebi’ye dâmâd oldu.

Pederinin irtihâlinde Sultân Bâyezîd-i Sânî’nin ma’iyyeti ümerâsından olup 876’da sarây muhâfızı oldu. 878’de Fâtih Sultân Mehmed Hân’ın Amasya’yı teşrîfinde nâ’il-i taltîf-i Pâdişâhî olup 883 vak’asında Tokat sancâğı beyi olarak gitdi.

886’da Sultân Bâyezîd’in cülûsunda, Amasya vâlîsi Şehzâde Sultân Ahmed ma’iyyetine me’mûr olup geldi. 889’da sânîyen sarây muhâfızı olup eski mevki’ini buldu. 896’da şehzâdegânın hıtânı vak’asında sânîyen Tokat [352] beyi oldu.

904’de Sultân Bâyezîd ve Sadr-ı a’zam İbrâhim Paşa’nın Mora harbine gitdiğini fırsat bilen Fermânoğlu Mustafa Bey Sivas ile Tokat arasından geçip İçil’de i’lân-ı hükûmet etmesinden dolayı ithâm edilerek İstanbul’a i’zâm ve Yedi Kulede haps edildi.

905’de sadr-ı a’zam olan Atîk Ali Paşa’nın şefâ’ati ve bi’t-tahkîk isnâd edilen töhmetten berîü’z-zimme olduğu anlaşılması üzerine afv u ıtlâk edilerek Amasya’ya geldi. Bir kaç ay sonra vefât etdi. “Kemal Paşazâde” demekle meşhûr idi. Mahdûmu Şeyhülislâm Ahmed Şemseddîn Efendi’dir.