Türkünün anlatıcısı başına gelenleri sıralayıp her birinin hesabını kadere keser ve sıralama camide başlar: ikindi namazı için abdest alır, camiye varır, gözü bir kilime takılır ve sopayı yer. Ardından pazardan altmış kuruşa aldığı öküzün daha ilk sabah sakatlanması gelir, sonra ellere yaradığı halde kendisine bir boz elbiseyi bile çok gören bir kaderden yakınma. Üç kıtalık metni Amasya türküsü olarak tanıtan tek kaynak, sözleri anonim kaydıyla veren bir internet derlemesidir.

Künye

  • Repertuvar no: yok; TRT'nin Amasya repertuvarında bulunmaz
  • Yöre: Amasya
  • Kaynak kişi, derleyen, derleme yeri ve tarihi: yayımlanan metinde yok
  • Makam, usul: bilinmiyor
  • Söz ve müzik: anonim
  • Bağlantılar: TRT bağlantısı yok; sözler Türkü Yurdu'nda

Sözleri

Ebdest aldım da ilkindiyi gılmaya
Camiye vardım namazımı durmaya
Gözümü ağdurdum iyce kilim çalmaya
Orda da zopayı yidürdün gader bana

Sürüne sürüne pazara vardum
Altmış kuruş verdim bir öküz aldum
Sabaha koşmadan gıçını gırdım
Onu da üç gıçlı eyledin gader

Ağlarım ağlarım gözlerim yaşlı
Dört evlet büyüttüm çileli başlı
Ellere kumaş geydirdin ucu nakışlı
Bana da boz urbayı mehel görmedin gönül

Günümüz Türkçesiyle: İkindiyi kılmak için abdest aldım, namaza durmak için camiye vardım; gözümü iyice kilim çalmaya kaydırdım, orada da bana sopayı yedirdin, kader. Sürüne sürüne pazara vardım, altmış kuruş verip bir öküz aldım; sabah onu işe koşmadan bacağını kırdım, onu da üç bacaklı ettin, kader. Ağlarım, gözlerim yaşlı; çileli başımla dört evlat büyüttüm; ellere ucu nakışlı kumaşlar giydirdin, bana boz bir elbiseyi bile layık görmedin. "Gılmak" kılmak, "zopa" sopa, "yidürmek" yedirmek, "gıç" hayvanın bacağı ya da budu, "evlet" evlat, "urba" giysi, "mehel görmek" layık görmek, "iyce" iyice demektir. Üçüncü dizedeki "ağdurmak" sözünün tam karşılığı metinde verilmez; bağlamdan gözün kilime kaydığı anlaşılıyor.

Hikâyesi

Talihsizlikler zincirinin gerçek bir kişinin başından geçtiğini anlatan bir rivayet basılmamıştır. Türküyü kimin, hangi köyde, hangi yıllarda söylediği de karanlıkta kalıyor.

Müzikal Özellikleri

Elde ne nota var ne usul bilgisi. Metinde dize uzunlukları eşit değildir: ilk kıtanın dizeleri on iki, on üç heceye uzanırken ikinci kıtanın dört dizesi de on bir hecedir. Kıta sonlarında "gader" sözü bir nakarat gibi döner ve üçüncü kıtada yerini "gönül"e bırakır. Ezginin bu düzensizliği nasıl taşıdığı, kayıt olmadan anlaşılamıyor.

Okuyanlar ve Kayıtlar

Bu türkü için ne okuyucu adı ne plak ne de arşiv kaydı belgelenmiştir. 1943'te Amasya'da derleme yapan Ankara Devlet Konservatuvarı heyetinin kataloğunda da bu sözlerle açılan bir parça yer almaz. Yöre ezgilerinin geniş bir dökümünü Yeşilırmak'ın Ezgisi sunar.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar