Özgün Metin
Vezin: Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Fe‘ûlün
Telef kılma be-ğâyet sakla malı
Ki zîrâ malı gâyet saklamalı
Kemâl ü fazl olupdur şimdi makbul
Kemâlin dahi mal oldı me'âli
Günümüz Türkçesiyle
1. Malını boşa harcama, onu iyice sakla; çünkü mal çok iyi saklanmalıdır.
2. Şimdi itibar gören, olgunluk ve faziletmiş gibi görünür; ama kemalin anlamı da sonunda mal olmuştur. Beyit şöyle de anlaşılabilir: bugün değer verilen kemal ve fazilettir, ama "kemâl" kelimesinin içinde bile "mâl" vardır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
İki beyitlik bu Türkçe kıt‘ada ikinci ve dördüncü mısralar kafiyelidir; birinci mısra da aynı sesle bittiği için parça bir matla‘ ile açılır. Kafiye "malı, saklamalı, me'âli" kelimelerindeki "-alı" sesine dayanır. Vezin aruzun hezec bahrinden "mefâ‘îlün mefâ‘îlün fe‘ûlün" kalıbıdır; bazı hecelerde imale gerekir. Vezin kaynakta belirtilmez, tespit bizimdir. Kıt‘ayı Hüsameddin, Nigâristân'ın nüshalarından söz ettiği bir dipnotta "Müşârünileyhin şu kıt‘ası meşhurdur" diyerek aktarır; kıt‘anın hangi eserde, ne zaman yazıldığı belirtilmez. Buradaki metin onun aktarımıdır; birinci mısrada "be-ğâyet", ikinci mısrada "gâyet" yazılışı da aynen korunmuştur.
Anlam ve Söz Sanatları
Kıt‘anın bütün gücü kelime oyunlarındadır. Birinci beyitte "sakla malı" ile "saklamalı" aynı seslerden kurulmuş iki ayrı sözdür; biri "malı sakla" emri, öteki "saklamak gerekir" anlamında bir yargıdır. Okunuşu aynı, anlamı farklı kelimelerin bir arada kullanılması cinas sanatıdır ve burada iki kelimenin birleşmesiyle kurulduğu için cinas-ı mürekkep adını alır. Bu ses oyunu, öğüdü kulağa takılan bir söz hâline getirir.
İkinci beyit öğüdü bir taşlamaya çevirir. "Kemâl ü fazl", olgunluk ve bilgi, şimdi makbul sayılıyor gibidir; ama son mısra bu övgüyü tersine çevirir: kemalin "me'âli", yani anlamı ve sonucu da mal olmuştur. Kelime oyunu burada da devam eder: "kemâl" kelimesinin son heceleri "mâl"dir; şair kemalin içinde bile malın saklı olduğunu söyleyerek bilginin artık servetle ölçüldüğü bir çağı alaya alır. Bu yoruma göre ilk beyitteki "malı sakla" öğüdü de içtenlikli bir tavsiye olmaktan çok acı bir istihzadır. Şairin kendi lakabı olan "Kemal" ile de bir ilgi kurulduğu düşünülebilir; bu son yorum bizimdir ve kaynakta yoktur.
Tarihî Bağlam
Kıt‘anın kime ve hangi vesileyle söylendiği bilinmiyor. Hüsameddin onu Kemalpaşazâde'nin meşhur sözlerinden biri olarak anar. Kemalpaşazâde'nin hayatında yoksulluk ve azil dönemleri de, büyük bir servet ve itibarla geçen yıllar da vardır; Hüsameddin onun Amasya'da babasının ölümünden sonra yoksulluğa düştüğünü, sonra padişahın ihsanlarıyla yeniden yükseldiğini yazar. Kıt‘anın bu dönemlerden biriyle ilgisi olup olmadığı belgelenemez.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, Amasya: Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, s. 142 (e-kitap s. 143; "Ahmed Şemseddîn Efendi-Kemâl Paşazâde" maddesi, 49. dipnot). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page143.html
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, Amasya: Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, s. 137-138 (e-kitap s. 138-139; aynı madde). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page138.html
Çevrimiçi kaynaklar






