Özgün Metin

Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün (neşirde verildiği gibi)

Ân çonân dervîş kî sâhib-i ‘âḳil-est
Bihterân dervîş ki dâim ḥaḳ perest

Günümüz Türkçesiyle

1. Akıl sahibi olan o derviş (iyidir); ondan daha iyisi, daima Hakk'a tapan dervişlerdir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Farsça Bir Beyit

Bâbın Türkçe beyitleri arasında birden Farsça bir beyit belirir: mürşide biatin şartını anlatan bölümün ortasındaki bu tek beyit, neşirde “Beyit” başlığıyla ayrı verilmiştir. Kitapta Türkçe öğüt bölümlerinin arasına zaman zaman böyle Farsça beyitler yerleştirilir; bunlar ya şairin kendi Farsça denemeleridir ya da tasavvuf mecmualarında dolaşan beyitlerdir. Neşir bu beytin kaynağını göstermez, bu yüzden şaire mi ait olduğu yoksa alıntı mı olduğu kesin değildir.

Beytin okunuşu güçtür. Neşirdeki çeviriyazı “Ân çonân dervîş kî sâhib-i ‘âḳil-est / Bihterân dervîş ki dâim ḥaḳ perest” biçimindedir; burada verilen anlam, ikinci mısradaki “bihterân” kelimesini “ondan daha iyi” anlamında, “bihter ez ân” söyleyişinin bozulmuş ya da kısaltılmış bir biçimi olarak okumaya dayanır ve kesin değildir. Bu okumaya göre beyit akıl sahibi bir dervişi över, ama asıl üstünlüğü daima Hakk'a tapan, yani bütün varlığıyla ibadete yönelmiş dervişe verir.

Bu karşılaştırma, bâbın genel düşüncesiyle uyumludur: akıl tek başına yeterli değildir, sâlike Hakk'a yönelmiş bir hâl ve onu bu hâle eriştirecek bir mürşid gerekir. Bâbın Türkçe beyitlerindeki “Sen ṣaḳın nefsiñce etme ictihâd” öğüdü, bu Farsça beytin anlamını tamamlar.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar