Özgün Metin

Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün

Kâm-i dil ender belâ bes mânde-em feryâd res
Bes ez în hicrânı şikâyet dâde-em feryâd res
Dâg-ı ġurbet der-derd nîst dest-i dûstân reft ez-în
Bi-şumâr endûh ü ġam nâ-dîde-em feryâd res
Ḥâl-i mâ hîç kes nedâned men çe hâhem cüz bi-dost
Ân-çünân mestem zi ‘aşḳ üftâde-em feryâd res
Der-i türâ şehâ eknûn berâ-yı ‘âşıḳān
Âmedem custem ‘ınâyet bende-em feryâd res
Gofte-em Mir’ât-nümây bâ ümîd ez lüṭf û
Rindegân-i âşıḳānem rinde-em feryâd res

Günümüz Türkçesiyle

1. Gönlün dileği belâ içinde kaldı, yetişin imdada; bu ayrılıktan sonra şikâyet ettim, yetişin imdada.

2. Gurbet yarası dertsiz değil, dostların eli bundan gitti; sayısız keder ve gam gördüm, yetişin imdada.

3. Bizim hâlimizi hiç kimse bilmez; dosttan başka ne isterim? Aşktan öyle sarhoşum ki düşmüşüm, yetişin imdada.

4. Ey şah, şimdi âşıklar için senin kapına geldim, inayet aradım; kulum, yetişin imdada.

5. Mir'ât-nümâ (olarak) onun lütfundan ümitle söyledim: âşık rindlerdenim, bir rindim, yetişin imdada.

Edebî ve Tarihî Yorum

Farsça Bir Münacat Gazeli

Kitapta baştan sona Farsça yazılmış tek gazel budur; neşir onu “Ġazel-i Fârisî der Münâcât-ı Ḫudâ” başlığıyla verir. Beş beyit dört tef'ileli remelle söylenmiştir ve her biri “feryâd res”, yani “yetişin imdada, feryadıma erişin” sözüyle kapanır. Kafiye, Farsçanın birinci tekil şahıs ekiyle kurulur: mânde-em, dâde-em, nâ-dîde-em, üftâde-em, bende-em, rinde-em. Şensöz'e göre eserdeki Farsça beyitler şairin bu dile hâkim olduğunu gösterir.

Gazel, başlığına uygun olarak bir münacattır, ama dili aşk gazelinin dilidir: hicran, gurbet yarası, dostların gidişi, aşktan sarhoş olup düşmek. Dördüncü beyitteki “şehâ”, ey şah, hitabı hem Allah'a hem de kitabın birçok yerinde “Şâh” diye anılan Bahâeddîn Nakşibend'e yönelmiş olabilir; metin bu ikisini ayırmaz. Makta beytinde şair kendini “rindegân-ı âşıḳân”dan, âşık rindlerden biri sayar; Türkçe gazellerdeki rind-zâhid karşıtlığı burada Farsça olarak tekrarlanır.

Çeviriyazıda bazı kelimeler belirsiz kalır; en güç okunan yer ikinci beytin ilk mısraıdır (“Dâg-ı ġurbet der-derd nîst …”). Neşirde bu gazelin anlamı da yoktur: yukarıdaki aktarım bizimdir ve yer yer tahmine yaslanır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar