Özgün Metin
Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
Ḳıl mürîdânıñla şer‘î ṣoḥbeti
Eyleme mektûm kelâm-ı sünneti
Sen ṭuyur terhîb edip her bid‘ati
Ver ḫaber âdâb-ı râh-ı vuṣlatı
Bâ-edeb oldu ṭarîḳ-ı kâmilîn
Ṣoḥbet üzre oldu ġavs̱u’l vâṣılîn
Sen viḳāye ḳıl ṭarîḳ-i ekmelîn
Git naṣıl gitmişse sâdât-ı evvelîn
Günümüz Türkçesiyle
1. Mürîdlerinle şer'î sohbet et; sünnetin sözünü gizli tutma.
2. Sen her bid'atten korkutup (onlara) duyur; kavuşma yolunun âdabını haber ver.
3. Kâmillerin yolu edeple oldu; ermişlerin gavsı sohbet üzere oldu.
4. Sen en kâmillerin yolunu koru; önceki seyyidler (büyükler) nasıl gittiyse öyle git.
Edebî ve Tarihî Yorum
En Kısa Bâb
Kitabın en kısa bâbı yalnız dört beyittir; neşirde 568-571 numaraları taşır. Başlığına göre şeyhlerin mürîdleriyle şer'î sohbet etmesinin gerekliliğini anlatır. Hitap yine şeyhedir: mürîdlerle şeriata uygun sohbet edilmeli, sünnet gizlenmemeli, her bid'atten sakındırılmalı, kavuşma yolunun âdabı öğretilmelidir.
Üçüncü beyit Nakşibendî yolunun iki temel kavramını yan yana getirir: edep ve sohbet. Kâmillerin yolu edeple, ermişlerin yardımı sohbetle olur. Sohbet, Nakşibendî terbiyesinde şeyhle birlikte bulunmanın ve onun hâlinden pay almanın adıdır; kitabın ikinci gazelinde Nakşibendîlerin “ehl-i ṣoḥbet” diye anılması da bunu anlatır.
Bütün kitabın tutucu çizgisi son beyitte dört kelimeye sığar: “Git naṣıl gitmişse sâdât-ı evvelîn”, önceki büyükler nasıl gittiyse öyle git. Yenilik değil süreklilik, icat değil izleme: şeyhin Amasya'daki bid'at eleştirilerinin kökü bu ilkededir. Bâbın ardından gelen Farsça gazel, öğüt dilinden münacat diline geçer.
Kaynakça
- Abdurrahman Şensöz, 19.yy. Nakşî Halidî Şeyhi Süleyman Amasî ve Manzûm Ahlâk Kitâbı, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2017, s. 198 (Âdâbü'l-müeddeb çeviriyazısı, beyit 568-571; yazma: Amasya Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi 05 Ba 1286, vr. 30a). https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5C/408DCD06-CF9A-5D4D-832B-41B0A7DCB7D3.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






