Özgün Metin
Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün
Gel ey münker uyup ol kendiñe dost etme şeyṭânı
Derûnuñ cîfesin taṭhir edip fehm eyle Sübḥân’ı
Göñül bir ‘arş-ı ‘âẓamdır buyurdu Ḥaḳ Resûla’llâh
Şikest etmek ḫaṭâdandır yıḳarsıñ beyt-i Raḥmânı
Ḥurûfât-ı kelâmu’llâh edeb ‘ilmin beyânında
Saña farż-ı Ḫudâ’dır bil su’âl et maġz-ı Furḳānı
Varıp bir mürşide teslîm olup ṭut dâmenin muḥkem
Saña ol bildire fermân ḥaḳḳı nûr-ı Yezdânı
Naẓar etdikde mir’âta görür taṣvîrini münkir
Ṣanır Mecnûn gibi dîvâne fehm etmez Süleymân’ı
Günümüz Türkçesiyle
1. Gel ey münkir, uyan, şeytanı kendine dost etme; içinin leşini temizleyip Sübhân'ı (Allah'ı) anla.
2. Hak Resûlullah “Gönül en büyük Arş'tır” buyurdu; onu kırmak hatadır, Rahmân'ın evini yıkarsın.
3. Allah'ın kelâmının harfleri edep ilminin beyanındadır; bil ki (bunu) sormak sana Allah'ın farzıdır, Furkân'ın özünü sor.
4. Varıp bir mürşide teslim ol, eteğini sıkıca tut; o sana fermanı, hakkı, Yezdân'ın nurunu bildirsin.
5. Münkir aynaya bakınca kendi suretini görür; Mecnun gibi divane sanır, Süleyman'ı anlamaz.
Edebî ve Tarihî Yorum
Münkire Ayna
Son kafiye kelimesi şairin kendi adıdır: “şeyṭânı, Sübḥân'ı, Raḥmânı, Furḳānı, Yezdânı, Süleymân'ı” diye uzun “-ânı” sesinde birleşen kafiyeler Süleyman'da durur. Amasya bâbının hemen ardından gelen beş beyit “münkir”e, tarikatı inkâr edene seslenir; vezin, hezecin “Mefâîlün”ü dört kez tekrarlayan kalıbıdır.
İkinci beyit, “Gönül Allah'ın en büyük Arş'ıdır” anlamında Peygamber'e atfedilen söze dayanır ve gönül kırmanın Rahmân'ın evini yıkmak olduğunu söyler. Şair bu sözü münkire karşı kullanır: tarikat ehlini incitmek, Allah'ın gönüldeki evine saldırmaktır. Dördüncü beyit kitabın değişmeyen öğüdünü tekrarlar: bir mürşide teslim olmak ve eteğini sıkıca tutmak.
Eserin müellifini tespit ederken Şensöz'ün dayandığı beyitlerden biri bu sonuncusudur: “Naẓar etdikde mir'âta görür taṣvîrini münkir / Ṣanır Mecnûn gibi dîvâne fehm etmez Süleymân'ı.” Şair hem “mir'ât” kelimesiyle mahlasına göndermede bulunur hem de kendi adını, Süleyman'ı, açıkça anar. Ayna düşüncesinin özü buradadır: münkir şeyhe, yani aynaya baktığında kendi suretini görür; deli sandığı aslında kendi yansımasıdır. Amasya halkına seslenen gazellerdeki “deli” suçlaması burada bir ayna oyunuyla münkire geri çevrilir.
Kaynakça
- Abdurrahman Şensöz, 19.yy. Nakşî Halidî Şeyhi Süleyman Amasî ve Manzûm Ahlâk Kitâbı, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2017, s. 185 (Âdâbü'l-müeddeb çeviriyazısı; yazma: Amasya Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi 05 Ba 1286, vr. 26b). https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5C/408DCD06-CF9A-5D4D-832B-41B0A7DCB7D3.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






