Özgün Metin

Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilün

Bu ṭarîḳat Ḥaḳ için bir ṭoġrı yol
Hem olup maġz-ı şerî‘at bâ-uṣûl
Bil şerî‘atden ki ġayri olsa yol
Râh-ı şeyṭândır buyurdı ḥaḳ resûl
İnzivâ eyle hemîşe ṭut ṣıyâm
Mu‘tekif ol etme boş yerde kelâm
İctihâd et nefsiñe aldırma kâm
Girme ḫalḳ içre mücâhid ol müdâm
Haḳḳ’a mevḳūf eyle her bir sâ‘ati
Haḳ için eyle müdâ’im ṭâ‘ati
Eyle ẕikru’llâh riyâżet ‘âdeti
Bil helâk eyler ki açlıḳ şehveti
Etme nefsiñ üzre pey-der-pey ḫarâm
Ḳıllet et nevm u kelâm hem ṭa‘âm
Eyle nefsiñden ki aḫẕ-ı intiḳām
Ehl-i ‘aşḳa yoḳ bunuñ fevḳinde kâm
Bil nedir seyr ü sülûke pür müdâr
Çây eder âsân olursa iḳtidâr
Nûş edip ba‘de’t-tâ‘âm ḫoş bir ḳarâr
Bir iki bardaḳdan efzûndur żarar
Çayda vardır bi-nihâyet bir ‘ilim
Kim anın vaṣfından ‘âcizdir dilim
Bir iki nûş etse bir ḳalb-i selîm
Kim olur ol-demde ḥaḳḳānî kelîm
Kim bu ta‘rîfim ṭutup mu‘tâd eden
Tîz varır maḳṣûdına böyle giden
Vâḳıf oldum çayda ki esrâra ben
Sâlikî eyler hemân kimyâ beden

Günümüz Türkçesiyle

1. Bu tarikat Hak için doğru bir yoldur; usulüyle şeriatın özü olmuştur.

2. Bil ki şeriattan başka olan yol şeytan yoludur; Hakk'ın Resûlü (böyle) buyurdu.

3. Daima inzivaya çekil, oruç tut; itikâfa gir, boş yere söz söyleme.

4. Gayret et, nefsine muradını aldırma; halkın içine girme, daima mücahit ol.

5. Her saatini Hakk'a vakfet; daima Hak için itaat et.

6. Allah'ı zikretmeyi ve riyazeti âdet edin; bil ki açlık şehveti helâk eder.

7. Nefsine üst üste haram (yük) etme; uykuyu, sözü ve yemeği azalt.

8. Nefsinden intikam al; aşk ehli için bunun üstünde bir murat yoktur.

9. Bil ki seyr ü sülûke çok yardım eden nedir: Çay, gücün olursa (işi) kolaylaştırır.

10. Yemekten sonra hoş bir ölçüyle içmek (iyidir); bir iki bardaktan fazlası zarardır.

11. Çayda sonsuz bir ilim vardır ki dilim onu vasfetmekten âcizdir.

12. Selim bir kalp bir iki (bardak) içse o anda Hakkanî bir konuşan olur.

13. Bu tarifimi tutup âdet edinen, böyle giden çabucak maksadına varır.

14. Ben çaydaki sırlara vâkıf oldum; (çay) sâlikin bedenini hemen kimya (altın) eyler.

Edebî ve Tarihî Yorum

Mücahede ve Bir Çay Methiyesi

Şaire göre seyr ü sülûke en çok yardım eden şeylerden biri, gücü yetene, çaydır; mücahede bâbının bu beklenmedik öğüdü ikinci yarıya saklanmıştır. İlk sekiz beyit bilinen öğütleri sıralar: inziva, oruç, itikâf, boş sözden kaçınma, az uyku, az söz, az yemek, nefisten intikam almak. Neşirde 512-525 numaralı on dört beytin başlığı ise tarikatın şeriatın “maġz”ı, özü olduğundan, mücahedeye özendirmekten ve “çâbük nef‘”, çabuk faydadan söz eder. Eserdeki riyazet kavramını örneklerken Şensöz altıncı beyte başvurur.

Dokuzuncu beyitten sonra konu çaya döner ve başlıktaki “çâbük nef‘” ifadesinin neyi kastettiği ancak o zaman anlaşılır. Ölçü de verilir: yemekten sonra hoş bir kararla bir iki bardak; fazlası zarardır. Şair çayda “bî-nihâyet bir ‘ilim” bulunduğunu, selim bir kalbin bir iki bardak içince Hakkanî söz söyleyen biri olacağını, çaydaki sırlara vâkıf olduğunu ve onun sâlikin bedenini “kimya” ettiğini söyler.

Çay XIX. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Anadolusu'nda yayılmaya başlayan, henüz kahvenin gölgesinde kalan bir içecekti; Karadeniz kıyısındaki Tirebolu'dan gelip İstanbul'da yetişmiş bir şeyhin bu içeceği zikir ve uyanıklık için önermesi, tekke hayatına dair küçük ama canlı bir ayrıntıdır. Kahvenin uyanık kalmak için sûfî çevrelerde kullanıldığı bilinir; bu beyitler aynı işlevin çaya aktarıldığını gösterir. Kitabın öteki bâblarında böyle bir gündelik ayrıntıya pek rastlanmaz.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar