Özgün Metin
Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün
Faḳr-ı esbâb ḳanâ‘atdir kemâl-i ni‘metim
Milk-i ḫânlıḳdır gedâlıḳ izz ü câh devletim
Elde bu sermâye-i sırr-ı ḳanâ‘at var iken
‘Arżuḥâl etmem mülûk-ı şâha yoḳdur minnetim
Germ-i dûzaḫdır baña eẕvâḳ-ı dünyâ ‘iyş-i nûş
Ger cehennem olsa efḳarlık ḳabûl-i cennetim
İḫtilâṭ-ı ehl-i dünyâdan beni ma‘ẕûr ṭutuñ
Ben ki ‘anḳā meşrebim ḫalḳdan ferâġat ‘âdetim
Ẕikr u tesbîḥ vü ‘îbâdet teklif etme zâhidâ
Ben ḫarâbât ehl-i rindim zühd-ile yoḳ ülfetim
Ḫidmet-i mürşide sa‘yimdir bu himmet feyż-i ḥaḳ
Bir ḥayât vermiş göñülden iltifât-ı ‘İṣmet’im
Keşf-i râz etsem eger aḥvâlimi Mir’ât-nümâ
Muṭlaḳa herkes ṭutup taḥḳīḳ bulur farżıyyetim
Günümüz Türkçesiyle
1. Sebeplerin fakirliği (yoksulluk) kanaattir, nimetimin kemâlidir; dilencilik hanlık mülküdür, izzetim, mevkim, devletimdir.
2. Elde bu kanaat sırrının sermayesi varken padişah olan krallara arzuhal etmem, minnetim yoktur.
3. Dünyanın zevkleri, tatlı yaşayışı bana cehennemin sıcaklığıdır; fakirlik cehennem bile olsa cennetim (onun) kabulüdür.
4. Dünya ehliyle karışmaktan beni mazur tutun; ben ki Ankâ meşrepliyim, halktan çekilmek âdetimdir.
5. Ey zâhid, bana (gösterişli) zikir, tesbih ve ibadet teklif etme; ben harabat ehli bir rindim, zühd ile ülfetim yoktur.
6. Mürşidin hizmetine (yönelik) gayretim, Hakk'ın feyzi olan bu himmettir; İsmet'imin (şeyhimin) iltifatı gönülden bir hayat vermiştir.
7. Mir'ât-nümâ, hâllerimin sırrını açsam herkes mutlaka (onu) tutup farziyetimi gerçekten bulur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Fakr ve Rindlik
Yoksulluk kanaattir, dilencilik han mülküdür, izzet ve devlettir: mücahede bâbından sonra gelen yedi beyit fakrı bir zenginlik olarak anlatır. Dört tef'ileli remelle yazılan şiirin redifi “-im” sesiyle biter (ni‘metim, devletim, minnetim, cennetim, ‘âdetim, ülfetim, ‘İṣmet'im, farżıyyetim).
Üçüncü beyit bir tersine çevirme üzerine kuruludur: dünyanın zevkleri şaire cehennem sıcağıdır, fakirlik cehennem bile olsa onu kabul etmek cennetidir. Dördüncü beyitte şair kendini efsanevî kuş Ankâ'ya benzetir: Kaf dağında yaşayan, görülmeyen bu kuş, halktan çekilmenin simgesidir. Beşinci beyit divan şiirinin rind-zâhid karşıtlığını kullanır; şair kendini “ḫarâbât ehl-i rind” sayar ve zâhidin gösterişli ibadetini reddeder. Kitabın bu kadar şeriatı vurgulayan bir şeyhin kaleminden çıkması, rindliğin burada mecazî, yani riyadan uzak bir iç hâl anlamında kullanıldığını gösterir.
Altıncı beyitteki “iltifât-ı ‘İṣmet'im”, şairin şeyhi Mustafa İsmet Efendi'ye açık bir göndermedir; “‘iṣmet” kelimesi hem şeyhin adı hem de “günahtan korunmuşluk” anlamıyla iki türlü okunabilir.
Kaynakça
- Abdurrahman Şensöz, 19.yy. Nakşî Halidî Şeyhi Süleyman Amasî ve Manzûm Ahlâk Kitâbı, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2017, s. 187-188 (Âdâbü'l-müeddeb çeviriyazısı; yazma: Amasya Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi 05 Ba 1286, vr. 27a). https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5C/408DCD06-CF9A-5D4D-832B-41B0A7DCB7D3.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






