Özgün Metin
Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
Nuṭḳ-i pâk-i ḥażretim ‘âlemden aḳdemdir baña
Öyle bir ḥüccet benim destimde muḥkemdir baña
Levḥa-i sinemde yâriñ tîr-i zaḥmı tîġ-ı dost
Böyle mecrûḥ etmeden öldürse in‘âmdır baña
Ben ne mûcib bî-ḫaber zühhâda esrârım diyem
Ol bilir derd-i derûnum ol ki maḥremdir baña
Neyleyim şimden geru Mekke Medîne ‘azm edem
Merḳad-i pâk-i nigârım beyt-i a‘ẓamdır baña
Bende-i dergâh-ı şâh-ı ‘İṣmetim Mir’ât-nümâ
Çün göñül taḥtında ol şâh-ı mu‘aẓẓamdır baña
Günümüz Türkçesiyle
1. Hazretimin (şeyhimin) temiz sözü bana âlemden öncedir; elimde bana öyle sağlam bir delildir.
2. Göğsümün levhasındaki yârin ok yarası, dostun kılıcıdır; beni böyle yaralamadan öldürse bana ihsandır.
3. Ben neden habersiz zâhidlere “sırlarım” diyeyim; içimin derdini o bilir, o bana mahremdir.
4. Ne yapayım, bundan sonra Mekke'ye, Medine'ye niyet edeyim (mi); sevgilimin temiz kabri bana en büyük evdir (Kâbe'dir).
5. Mir'ât-nümâ, Şah İsmet'imin dergâhının kuluyum; çünkü gönül tahtında o bana yüce bir şahtır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Kâbe Olan Bir Türbe
Şeyhinin ölümünden sonra yazıldığı anlaşılan kişisel bir şiirdir. Son beyitte şair “Şâh-ı ‘İṣmet”in dergâhına kul olduğunu söyler; ilk beyitteki “Ḥażretim”, hazretim de aynı şeyhe işaret eder. Şeyhin sözü şair için âlemden önce gelen, elinde sağlam bir “ḥüccet”, delildir. Beş beyit “-dır baña” redifiyle ve dört tef'ileli remelle yazılmıştır.
Gazelin en çarpıcı beyti dördüncüsüdür: “Neyleyim şimden geru Mekke Medîne ‘azm edem / Merḳad-i pâk-i nigârım beyt-i a‘ẓamdır baña.” Şair, sevgilinin, yani şeyhinin temiz kabrinin kendisi için “beyt-i a‘ẓam”, en büyük ev olduğunu söyler. “Beyt” kelimesi hem ev hem Kâbe anlamını çağrıştırır. Bu söyleyiş divan şiirinin abartılı aşk dilinden gelir; amacı hac ibadetini küçültmek olmayıp mürîdin şeyhine bağlılığının büyüklüğünü anlatmaktır. Yine de şeriata bu kadar bağlı bir şeyhin kaleminden çıkmış olması insanı şaşırtır.
Mustafa İsmet Efendi'nin İstanbul Çarşamba'daki dergâhına gömüldüğü bilindiğine göre beytin işaret ettiği “merḳad” o türbedir; şair Amasya'dan bakınca bu kabre duyduğu özlemi Mekke ve Medine'ye duyulan özlemle karşılaştırır. Üçüncü beyit sırrını zâhidlere açmama kararını tekrarlar.
Kaynakça
- Abdurrahman Şensöz, 19.yy. Nakşî Halidî Şeyhi Süleyman Amasî ve Manzûm Ahlâk Kitâbı, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2017, s. 225-226 (Âdâbü'l-müeddeb çeviriyazısı; yazma: Amasya Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi 05 Ba 1286, vr. 37a). https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5C/408DCD06-CF9A-5D4D-832B-41B0A7DCB7D3.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






