Özgün Metin

Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün

Tîġ-ı müjgânıñ oḳundan zaḥmetim var sînede
Çâk-i baġrımda devâsız ‘illetim var sînede
Artmada dilde teḥassur âteşi endûh u gam
‘Âleme ta‘rîfi müşkil ḥasretim var sînede
Gezmege yoḳdur mecâlim ġayre amma neyleyim
Ḫalḳ içinde ‘âr u ġayret ḳuvvetim var sînede
Hep de iẓhâr-ı kemâl etmekdesiñ nâṣıḥ baña
Öyle nâ-ḥaḳ sözleriñden nefretim var sînede
Bir diyârda iki ḥükm-i padişâh olmaz aḫî
Çün ‘azîzim pâdişâh-ı ‘İṣmetim var sînede
Baḳma ṣûretde beni seyret de gör Mir’ât-nümâ
Bende’i bir pâdişâhım devletlim var sînede

Günümüz Türkçesiyle

1. Kirpiklerinin kılıcından, okundan göğsümde bir yaram var; yarılmış bağrımda devası olmayan bir hastalığım var.

2. Gönülde hasret ateşi, keder ve gam artmakta; göğsümde âleme anlatılması güç bir hasretim var.

3. Başkasına gezmeye mecalim yok, ama ne yapayım; halk içinde göğsümde ar ve gayret gücüm var.

4. Ey nasihatçi, hep bana kemâlini gösteriyorsun; göğsümde öyle haksız sözlerinden nefretim var.

5. Kardeş, bir diyarda iki padişahın hükmü olmaz; çünkü azizim, göğsümde padişahım İsmet'im var.

6. Mir'ât-nümâ, bana surette (görünüşte) bakma, seyret de gör: bir padişahın kuluyum, göğsümde devletim var.

Edebî ve Tarihî Yorum

Gönülde Tek Padişah

Remelin dört tef'ileli kalıbı içinde her beyit göğüste taşınan bir şeyi sayar ve onu “var sînede”, göğsümde var redifine bağlar: yara, hastalık, hasret, gayret, nefret, padişah ve devlet. Kafiye kelimeleri “zaḥmet, ‘illet, ḥasret, ḳuvvet, nefret, ‘İṣmet, devlet” diye “-et” sesinde birleşir ve beşinci beyitte şeyhin adına ulaşır.

İlk iki beyit divan şiirinin bildik aşk acısını kullanır: kirpiklerin kılıç ve okundan açılmış yara, devasız hastalık, anlatılmaz hasret. Dördüncü beyitte kitabın birkaç gazelinde görülen “nâṣıḥ”, öğüt veren tip yeniden belirir; şair onun “nâ-ḥaḳ” sözlerinden nefret ettiğini söyler.

Gazelin anahtarı beşinci beyittir: “Bir diyârda iki ḥükm-i pâdişâh olmaz aḫî / Çün ‘azîzim pâdişâh-ı ‘İṣmetim var sînede.” Bir ülkede iki padişah olmayacağı atasözü, mürîdin gönlünde tek bir şeyhe yer olduğunu anlatmak için kullanılır. Bu, kitabın mürşid değiştirmeyi yalnız şeriat gerekçesiyle kabul eden tutumunun şiirdeki karşılığıdır. Son beyit, dıştan bakanlara görünüşe aldanmamalarını, padişaha kul olanın göğsünde bir devlet taşıdığını söyler.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar