Özgün Metin
Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
Ḥasret-i dil-dâr ile ḫūndur ciger ḳan aġlarız
Kimse bilmez yaremizden zaḫm-ı pinhân aġlarız
Geceler feryâd u efġān eylemek mu‘tâdımız
Ḳılmadı dermân bize ol şâh-ı ḫūbân aġlarız
Ger bizi bezminde maḥrem etmese ol pâdişâh
Tâ ḳıyâmet ḥaşre dek kûyında nâlân aġlarız
Yâr-ı vaṣl eylerdi amma ḳoymadı reşk-i ḥasûd
Anıñ için baġrımız yanmaḳda giryân aġlarız
Sîne-’i sûzânımız zâhid görüp ‘ayb etmeñiz
Bunca yıldır yanmışız ‘aşḳ içre sûzân aġlarız
Baş açıḳ yalın ayaḳ Mir’ât-nümâ aġlar meded
Biz gedâyız şâhımız bâbında iḥsân aġlarız
Günümüz Türkçesiyle
1. Gönül alanın (sevgilinin) hasretiyle ciğer kan oldu, kan ağlarız; yaramızı kimse bilmez, gizli yara (yüzünden) ağlarız.
2. Geceleri feryat ve figan etmek âdetimizdir; o güzellerin şahı bize derman etmedi, ağlarız.
3. Eğer o padişah bizi meclisinde mahrem etmezse kıyamete, haşre kadar köyünde inleyerek ağlarız.
4. Yâr kavuşma (vaadi) verirdi, ama hasetçinin kıskançlığı bırakmadı; bunun için bağrımız yanmakta, gözü yaşlı ağlarız.
5. Ey zâhidler, yanan göğsümüzü görüp ayıplamayın; bunca yıldır aşk içinde yanmışız, yanarak ağlarız.
6. Mir'ât-nümâ baş açık, yalın ayak “meded” diye ağlar; biz dilenciyiz, şahımızın kapısında ihsan (umarak) ağlarız.
Edebî ve Tarihî Yorum
“Aġlarız” Redifi
“Aġlarız”, ağlarız: gazelin her beyti bu çoğul fiille kapanır. Murakabe hâllerini anlatan mensur bölümün içine yerleştirilmiş altı beyit “Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün” ölçüsüne oturur ve redifi “-ân aġlarız”dır: ḳan aġlarız, pinhân aġlarız, ḫūbân aġlarız, nâlân aġlarız, giryân aġlarız, sûzân aġlarız, iḥsân aġlarız. Birinci çoğul şahıs, şiiri tek bir âşığın değil bir topluluğun, mürîdlerin ortak yası hâline getirir.
Gazelin dili baştan sona divan şiirinin hasret dilidir: kan olan ciğer, gizli yara, gece feryadı, kıskanç rakip, yanan göğüs. Ancak murakabelerin mensur anlatımının ortasına yerleştirilmiş olması, bu hasretin tasavvufî bir anlam taşıdığını gösterir: “şâh-ı ḫūbân”, güzellerin şahı ve “pâdişâh”, Allah ya da mürşid olabilir; mürîd onun “bezm”ine, meclisine kabul edilmeyi bekler.
Beşinci beyitte kitabın sık sık seslendiği zâhid yine belirir: şair, bunca yıldır aşkla yanan göğsün ayıplanmamasını ister. Mahlasın eserde nasıl kullanıldığını göstermek için Şensöz'ün seçtiği beyit maktadır: “Baş açıḳ yalın ayaḳ Mir'ât-nümâ aġlar meded.” Baş açık ve yalın ayak, dervişin her şeyden soyunmuş hâlinin ve yalvarışının bilinen bir imgesidir.
Kaynakça
- Abdurrahman Şensöz, 19.yy. Nakşî Halidî Şeyhi Süleyman Amasî ve Manzûm Ahlâk Kitâbı, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2017, s. 230-231 (Âdâbü'l-müeddeb çeviriyazısı; yazma: Amasya Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi 05 Ba 1286, vr. 38b). https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5C/408DCD06-CF9A-5D4D-832B-41B0A7DCB7D3.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






