Özgün Metin
Vezin: Mef‘ûlü Mefâ‘îlü Mefâ‘îlü Fe‘ûlün
Bir kâra yapış ṭoġruca bir râh-ilen olsuñ
Allâh’a sıġın olmaya güm-râh-ilen olsuñ
Avâre gezip dehirde bî-hûde ṭolaşma
Eẕkâr-ı Ḫudâ ḫıdmet-i dergâh-ilen olsuñ
Bir pîre ṣarıl himmet-i pîrânla pîr ol
Maḳṣūda vuṣūl nuṣret bir şâh-ilen olsuñ
Ger şâh-ı cihân olsa kişi cümlesi boştur
‘Âlemde hüner-i ẕikrle fi’llâh-ilen olsun
Ferhâd’a ḳıyâs etme ṣaḳın ḳābil-i ‘aşḳım
Sâ‘atde hezâr ṭâġ-ı dolubem âh-lan olsuñ
Mir’âtı naẓar eyle Ḫudâ ânda Nümâdır
Ḥaḳḳānî gerek göz göre Allâh-ilen olsun
Günümüz Türkçesiyle
1. Bir işe doğruca, bir yol ile sarıl; Allah'a sığın, yolunu şaşırmışlarla olmasın.
2. Dünyada avare gezip boş yere dolaşma; Allah'ın zikirleri dergâhın hizmetiyle olsun.
3. Bir pîre sarıl, pîrlerin himmetiyle pîr ol; maksada varış ve yardım bir şah ile olsun.
4. Kişi cihan şahı da olsa hepsi boştur; âlemde hüner, Allah'ta (fâni) olarak zikirle olsun.
5. Sakın aşkın kabiliyetini Ferhat'a kıyas etme; saatte bin dağ doluyum, âh ile olsun.
6. Aynaya bak, Allah orada görünendir; Hakkanî bir göz gerekir ki Allah ile görsün.
Edebî ve Tarihî Yorum
Kitabın Tek Ahreb Gazeli
Kitapta hezecin ahreb kolundan “Mef‘ûlü Mefâ‘îlü Mefâ‘îlü Fe‘ûlün” kalıbıyla yazılmış tek şiir bu altı beyittir; öteki gazeller remel ya da düz hezec kalıplarını kullanır. Bu kalıp, divan şiirinde akıcı ve şarkıya elverişli gazellerin vezni olarak bilinir. “-âh-ilen olsuñ”, ile olsun redifi gazele bir dilek ve emir havası verir: râh-ilen, güm-râh-ilen, dergâh-ilen, şâh-ilen, fi'llâh-ilen, âh-lan, Allâh-ilen.
Gazelin ilk dört beyti kitabın öğüdünü kısa emirlerle tekrarlar: bir işe ve bir yola tutun, avare dolaşma, zikri dergâh hizmetiyle birleştir, bir pîre sarıl, cihan şahlığı bile boştur. Üçüncü beyitteki “Bir pîre ṣarıl himmet-i pîrânla pîr ol” mısraı, mürîdin şeyhine bağlanarak zamanla kendisinin de pîr olabileceğini, silsilenin bu yolla sürdüğünü anlatır.
Ayna düşüncesi kitapta en açık ve en kısa hâlini mahlas beytinde bulur: “Mir'âtı naẓar eyle Ḫudâ ânda Nümâdır.” Şair mahlasını iki kelimeye böler: aynaya bak, Allah orada “nümâ”dır, görünendir. Mahlas burada bir isim olmaktan çıkıp şiirin öğrettiği şeyin kendisi olur: kalp aynasında görünen Allah'tır, ama onu görmek için “Ḥaḳḳānî göz” gerekir.
Kaynakça
- Abdurrahman Şensöz, 19.yy. Nakşî Halidî Şeyhi Süleyman Amasî ve Manzûm Ahlâk Kitâbı, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2017, s. 235-236 (Âdâbü'l-müeddeb çeviriyazısı; yazma: Amasya Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi 05 Ba 1286, vr. 40b). https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5C/408DCD06-CF9A-5D4D-832B-41B0A7DCB7D3.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






