Özgün Metin
Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
Ẕevḳ-i ṣahbâyı muḥabbet dilde güyâyım size
Dehrde pinhân degil ẓâhir hüveydâyım size
Keşf-i râz etmem velî esrârımı ‘alemlere
Neyleyem ma‘ẕûr olup me’mûr-ı mevlâyım size
Kim ki mecnûndur bilir ‘âlemde taḥḳīḳ raġbetim
Daġ-ı Mecnûn’a devâ erbâb bileyim size
Fehm-i idrâkden müberrâ genc-i esrârım nihân
Ey Amasya ehli bir müşkil mu‘ammâyım size
Ger beni ‘âḳil gerek mecnûn ṭutañ Mir’at-nümâ
Muḳteżâyı bir gedâ ednâyı ferdâyım size
Günümüz Türkçesiyle
1. Muhabbet şarabının zevkini gönülde söyleyenim size; dünyada gizli değilim, size apaçık görünenim.
2. Sırrımı açmam, lâkin sırlarımı âlemlere (açmam); ne yapayım, mazurum, size Mevlâ'nın memuruyum.
3. Mecnun olan kimse, âlemde rağbetimin gerçeğini bilir; Mecnun'un yarasına derman olanları size bildireyim.
4. Gizli sırlar hazinem anlayıştan ve idrakten uzaktır; ey Amasya ehli, ben size çözülmesi güç bir muammayım.
5. Ey Mir'ât-nümâ, beni ister akıllı ister deli tutun; yarın (kıyamette) size gereken, bir dilenci, en aşağı biriyim.
Edebî ve Tarihî Yorum
“Ey Amasya Ehli”
Amasya'nın adının eserde geçtiği yerlerden biri bu beş beyitlik şiirdir. Dördüncü beyitte şair doğrudan şehrin halkına seslenir: “Ey Amasya ehli bir müşkil mu‘ammâyım size.” Şensöz, Süleyman Efendi'nin Amasya'da yaşadığını bu beyitten ve şehre hitap eden öteki gazelden çıkarır. “-ım size” redifiyle kurulan beyitlerin hepsi, birinci şahısla konuşan şairin şehre kendini tanıtması gibidir; gazel remelin dört tef'ileli kalıbındadır.
Gazelde iki karşıt istek iç içedir. Şair bir yandan “dehrde pinhân degil”, gizli değil, apaçık olduğunu söyler; öte yandan sırrını âleme açmadığını, anlayışın erişemeyeceği bir “genc-i esrâr”, sırlar hazinesi taşıdığını belirtir. İkinci beyitteki “me'mûr-ı mevlâ”, Mevlâ'nın memuru ifadesi, şeyhin Amasya'ya şeyhinin manevî işaretiyle geldiğini anlatan rivayetle birlikte düşünülebilir; şiir bunu açıkça söylemez.
Şehrin şeyhe bakışındaki ikilik mahlas beytinde açığa çıkar: Amasyalılar onu ister akıllı ister deli saysın, kıyamette ihtiyaç duyacakları bir dilencidir. Kitaptaki öteki Amasya gazelinde ve şehirdeki “sürh-ser”lere ayrılan bâbda da aynı duygu, yanlış anlaşılan bir yabancının sesi duyulur.
Kaynakça
- Abdurrahman Şensöz, 19.yy. Nakşî Halidî Şeyhi Süleyman Amasî ve Manzûm Ahlâk Kitâbı, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2017, s. 121-122 (Âdâbü'l-müeddeb çeviriyazısı; yazma: Amasya Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi 05 Ba 1286, vr. 10b). https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5C/408DCD06-CF9A-5D4D-832B-41B0A7DCB7D3.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






