Özgün Metin
Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
Eyle on beş kere istiġfâr hemân
Ḥaḳḳ’ı ḥâżır bil seniñle bî-gümân
İste Şâh-ı Pîr’den imdâd ol zamân
Râbıṭa ḳıl şeyḫine ol demde cân
Mümkün ise ḳıl iki rek‘at namâz
Ṭur ḥużûru’llâh’da Ḥaḳḳ’a et niyâz
Oḳu bir Fâtiḥâ üç İḫlâṣ-ı râz
Eyle ihdâ Naḳşibendî pîre sâz
Şeyḫiñe rabṭ eyle ol Allâh-ilen
Ṭut lisânıñ ḳalb-i ẕikru’llâh-ilen
Ḳalbi meşġûl etme ġayru’llâh-ilen
Allâh Allâh söyle lafẕu’llâh-ilen
İsm-i ẕât beş biñ eḳalli yoḳ ‘aded
Bî-‘aded fermân buyurdu ol Ṣamed
Sen ki sa‘y et var ise göñlünde derd
Ol ġanî Allâh azîz eyler meded
Evvela lâzım fenâ fî’ş-şeyḫ ḥuṣûl
Ṣoñra bundan tâ fenâ hem fî’r-resûl
Bu ikidir sâlike ol vuṣûl
Açılır ṣoñra fenâ fî’llâh’a yol
Bil ḥużûru’llâh’da gündeñ bir ẕelil
Cümleden maṭlûb u maḳṣûd ol celîl
Hem odur maḥbûb-ı muṭlak bir cemîl
Reh-nümâ mürşid anıñ-çün bir delîl
Günümüz Türkçesiyle
1. Hemen on beş kere istiğfar et (Allah'tan bağışlanma dile); Hakk'ı kesinlikle seninle birlikte hazır bil.
2. O vakit Şah-ı Pîr'den (Bahâeddîn Nakşibend'den) yardım iste; o anda şeyhine can ile rabıta kur.
3. Mümkünse iki rekât namaz kıl; Allah'ın huzurunda dur, Hakk'a yalvar.
4. Bir Fâtiha, üç İhlâs oku; sırlı bir hediye olarak Nakşibendî pîrine bağışla.
5. Şeyhine bağlan, o da seni Allah'a bağlasın; dilini kalpteki zikrullah ile tut.
6. Kalbi Allah'tan başkasıyla meşgul etme; Allah lafzıyla “Allah, Allah” de.
7. Zât ismi (Allah zikri) en az beş bindir, sayısız da olabilir; o Samed (Allah) sayısızca buyurdu.
8. Gönlünde dert varsa sen gayret et; o zengin, aziz Allah yardım eder.
9. Önce şeyhte fâni olmak (fenâ fi'ş-şeyh) gerekir; sonra bundan Resûl'de fâni olmaya (fenâ fi'r-resûl) varılır.
10. Bu ikisi sâlik için o kavuşmadır; sonra Allah'ta fâni olmaya (fenâ fillâh) yol açılır.
11. Bil ki Allah'ın huzurunda her gün bir zelilsin; herkesten istenen ve amaçlanan o Celîl'dir.
12. O mutlak sevgili, güzel olandır; bu yüzden mürşid yol gösteren bir delildir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Günlük Zikrin Sırası
Mürîdin her gün yapacağı zikrin sırası, “Âdâb-ı Şuġul” başlıklı on iki beyitte (153-164) adım adım verilir. “Şuġul”, meşguliyet demektir ve tarikat dilinde mürîdin günlük zikir ve murakabe çalışmasını anlatır. Bölüm adeta bir uygulama yönergesidir: on beş istiğfar, Şâh-ı Pîr'den yardım dileme, şeyhe rabıta, mümkünse iki rekât namaz, bir Fâtiha ve üç İhlâs okuyup Nakşibendî pîrine hediye etme, sonra kalpten “Allah, Allah” zikri.
Yedinci beyit sayı verir: zât ismi zikri en az beş bin kezdir, sayısız da olabilir. Beşinci beyitteki “Şeyḫiñe rabṭ eyle ol Allâh-ilen” mısraı, rabıta düşüncesinin özünü tek satırda söyler: mürîd şeyhe, şeyh Allah'a bağlar. Allah'ı anma ve kalbi başkasıyla meşgul etmeme öğüdüne tezde verilen örnek, bu beyitle ondan sonrakidir; altıncı beyitteki “Allâh Allâh” tekrarı vezin içinde zikrin sesini de taşır.
Dokuzuncu ve onuncu beyitler tasavvufun bilinen fenâ basamaklarını sıralar: önce şeyhte, sonra Resûl'de, en sonunda Allah'ta fâni olmak. Bölüm, mürşidin bu yolda bir “delîl”, yol gösterici olduğunu söyleyen beyitle kapanır; sevgili ve amaç yalnız Allah'tır, mürşid oraya giden yolun işaretidir.
Kaynakça
- Abdurrahman Şensöz, 19.yy. Nakşî Halidî Şeyhi Süleyman Amasî ve Manzûm Ahlâk Kitâbı, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2017, s. 116-117 (Âdâbü'l-müeddeb çeviriyazısı, beyit 153-164; yazma: Amasya Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi 05 Ba 1286, vr. 9a-9b). https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5C/408DCD06-CF9A-5D4D-832B-41B0A7DCB7D3.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






