Özgün Metin

Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün

Ṭâlib-i Ḥaḳ Haḳḳ’a ‘arż iḥtiyâc etmek gerek
Feyż-i Ḥaḳḳ’ı dilde dâ’im indirâc etmek gerek
Meslek-i faḳrı ḳabûl etmeksizin olmaz velî
Şâh-ı Edhem gibi terk-i taḥt u tâc etmek gerek
“Festaḳım” sırrında ġāfil olma ey ṭâlib ṣaḳın
İstiḳāmet ‘âleminde imtizâc etmek gerek
Etme pinhân ‘illetiñ ‘arż et ṭabîb-i ḥâziḳa
Ol ṭabîb-i ḥâziḳ bu derde bir ‘ilâc etmek gerek
‘İlm-i ḥikmetdir sen isterseñ eger Mir’at-nümâ
Çoḳ riyâżet üzre baṭnıñ pekçe aç etmek gerek

Günümüz Türkçesiyle

1. Hakk'ı arayan, ihtiyacını Hakk'a arz etmelidir; Hakk'ın feyzini gönülde daima yerleştirmelidir.

2. Fakirlik yolunu kabul etmeden velî olunmaz; Şah Edhem gibi tahtı ve tacı terk etmek gerekir.

3. Ey talip, “Festaḳım” (dosdoğru ol) sırrından sakın gafil olma; istikamet âleminde (onunla) kaynaşmak gerekir.

4. Hastalığını gizleme, usta bir hekime arz et; o usta hekimin bu derde bir ilaç yapması gerekir.

5. Mir'ât-nümâ, eğer hikmet ilmini istersen, çok riyazetle karnını iyice aç bırakmak gerekir.

Edebî ve Tarihî Yorum

“Gerek” Redifiyle Beş Öğüt

Beş beyit, beş öğüt: kararsız talipler bâbını izleyen ve vezni Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün olan gazelde her beyit tek bir öğüt verir; “etmek gerek” redifinden önce gelen kafiye kelimeleri de bu öğütlerin anahtarıdır: “iḥtiyâc, indirâc, tâc, imtizâc, ‘ilâc, aç.” İhtiyacı yalnız Hakk'a arz etmek, fakrı kabul etmek, istikamette durmak, hastalığını mürşide göstermek ve riyazetle aç kalmak.

İkinci beyit, tasavvuf edebiyatının en sevilen örneklerinden birini kullanır: Belh hükümdarı İbrâhim b. Edhem'in tahtını ve tacını bırakıp derviş olması. “Şâh-ı Edhem” ifadesi onu hükümdar unvanıyla anar ve terkin büyüklüğünü vurgular. Üçüncü beyitteki “Festaḳım”, Hûd suresindeki “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” âyetinin başıdır; beyit, neşirdeki âyet iktibasları arasında da yer alır. Kitabın istikamet bâbının özü burada tek bir mısraya sığdırılmıştır.

Dördüncü beyitte mürşid, “ṭabîb-i ḥâziḳ”, usta hekim olarak düşünülür; mürîd kusurunu saklamamalı, hekime göstermelidir. Riyazeti, yani nefsi terbiye için az yemeyi hikmet ilminin şartı sayan mahlas beyti, Şensöz'ün eserdeki riyazet kavramı için seçtiği örnektir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar