Özgün Metin

Vezin: neşirde “Feûlün Feûlün Feûlün Feûlün” (mütekârib) olarak verilmiştir; mısraların çoğu “Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Fe‘ûlün” kalıbına daha yakındır

Delîl oldu fenâ fi’llâha ehlu’llâh
Bilindi ḥikmet-i esrâr ẕâtu’llâh
Veliyu’llâh olup miftâḥ-ı bâbu’llâh
Açıldı perde ẓâhir oldu nûru’llâh
Hemân maṭlûb-ı ‘azîz envâr vechu’llâh
Ḫudâ’dan ġayri yoḳ maksûd-ı cemâlu’llâh
Muḥâl bulmaḳ bu yolda ḫod-be-ḫod envâr
Seni ta‘mîr ede evvelce bir mi‘mâr
Gerek mürşid idip pes vâḳıfu’l-esrâr
Ki terḳīb eyleye dîdârına Ġaffâr
Hemân maṭlûb-ı ‘azîz-i envâr vechu’llâh
Ḫudâ’dan ġayrı yoḳ maksûd cemâlu’llâh
‘Ubûdiyyet maḥall-i imtiḥân dünyâ
Hünerdir bunda etmek kendini kimyâ
‘Ubûdiyyet için ḫalḳ eyledi Mevlâ
Değil maṭlûb ‘azîz bu ṣûret-i eşyâ
Hemân maṭlûb ‘azîz-i envâr-ı vechu’llâh
Ḫudâ’dan ġayri yoḳ makṣûd cemâlu’llâh
Bu dünyâ bir ḫayâldir ‘âḳıbet zâ’il
Buña mâ’il olur mu olsa ger ‘âḳil
Degil ‘aşḳ ehli Ḥaḳ’dan ġayriye sâ’il
Ġarâż-ı dîdâr degildir cennete ḳā’il
Hemân maṭlûb ‘azîz envâr-ı vechu’llâh
Ḫudâ’dan ġayri yoḳ maḳṣûd cemâlu’llâh
Bu dünyâda ne vardır raġbete şâyân
Baḳarsıñ ortada bir ‘arṣa-i vîrân
Gelen gitmek de var mı bir gelen insân
Nihâyetde peşîmân olsa ger sultân
Hemân maṭlûb ‘azîz envâr-ı vechu’llâh
Ḫudâdan ġayrı yoḳ maḳṣûd cemâlu’llâh

Günümüz Türkçesiyle

1. Allah ehli, Allah'ta fâni olmaya delil oldu; Allah'ın zâtının sırlarının hikmeti (onlarla) bilindi.

2. Velî, Allah'ın kapısının anahtarı oldu; perde açıldı, Allah'ın nuru göründü.

3. Asıl aranan, aziz, Allah yüzünün nurlarıdır; Allah'tan başka maksut yoktur, (maksut) Allah'ın cemâlidir.

4. Bu yolda kendi kendine nurları bulmak imkânsızdır; önce bir mimar seni onarmalıdır.

5. Sırlara vâkıf bir mürşid gerekir ki seni Gaffâr'ın cemâline (görmeye) özendirsin.

6. Asıl aranan, aziz, Allah yüzünün nurlarıdır; Allah'tan başka maksut yoktur, (maksut) Allah'ın cemâlidir.

7. Dünya kulluk için bir imtihan yeridir; burada kendini kimyaya (altına) çevirmek hünerdir.

8. Mevlâ (halkı) kulluk için yarattı; eşyanın bu sureti, azizim, aranılan değildir.

9. Asıl aranan, aziz, Allah yüzünün nurlarıdır; Allah'tan başka maksut yoktur, (maksut) Allah'ın cemâlidir.

10. Bu dünya bir hayaldir, sonunda yok olur; akıllı olan ona meyleder mi?

11. Aşk ehli Hak'tan başkasını istemez; amaç cemâldir, cennete razı olan değildir.

12. Asıl aranan, aziz, Allah yüzünün nurlarıdır; Allah'tan başka maksut yoktur, (maksut) Allah'ın cemâlidir.

13. Bu dünyada rağbete layık ne var? Ortada yıkık bir meydan görürsün.

14. Gelip de gitmeyen var mı, gelen bir insan? Sultan da olsa sonunda pişman olur.

15. Asıl aranan, aziz, Allah yüzünün nurlarıdır; Allah'tan başka maksut yoktur, (maksut) Allah'ın cemâlidir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Nakaratlı Bir Bend

Kitabın bendlerle kurulmuş tek şiiri, neşirde “Müseddes-Murabba‘” başlığıyla verilir. Neşir onu on beş beyit hâlinde numaralar, ama yapı açıktır: her biri iki beyitlik dört bend ve her bendin ardından aynı beyit nakarat olarak tekrarlanır: “Hemân maṭlûb-ı ‘azîz envâr-ı vechu’llâh / Ḫudâ’dan ġayri yoḳ maḳṣûd cemâlu’llâh.” Nakarat ilk bendin üçüncü beytiyle başlar ve beş kez görünür. Şensöz bu şiiri mütekâribin az kullanılan bir kalıbıyla yazılmış bir müseddes-murabba olarak tanımlar; mısraların çoğu ise hezecin kısaltılmış “Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Fe‘ûlün” kalıbına daha yakın düşer.

Şiirin bütün gücü nakaratın tekrarındadır. Her bend ayrı bir yoldan aynı sonuca varır: ilk bend velînin Allah'ın kapısına anahtar olduğunu, ikinci bend nurların ancak bir mürşid eliyle bulunabileceğini, üçüncü bend dünyanın kulluk için bir imtihan yeri olduğunu, dördüncü bend dünyanın bir hayal ve yıkık bir meydan olduğunu söyler. Hepsi “maksut Allah'ın cemâlidir” sözüne döner. Dördüncü beyitteki “mi‘mâr” imgesi, mürîdi baştan inşa eden mürşidi anlatır; yedinci beyitteki “kimyâ”, nefsi altına dönüştüren simyayı hatırlatır.

On birinci beyit, kitapta tekrar tekrar karşılaşılan bir düşünceyi nakaratın hemen önüne yerleştirir: aşk ehlinin amacı cennet değil cemâldir. Böyle tekrarlı bir yapı, şiirin zikir meclislerinde hep birlikte okunmak için kurulmuş olabileceğini akla getirir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar